Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/32494 E. 2013/19302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/32494
- Karar No
- 2013/19302
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle Öldürme Hüküm :TCK'nın 85/1, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; sürücü belgesinin onaylı örneği getirtilmeden TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca geri alınmasına karar verilmesi, UYAP sisteminden temin edilen ve dosya içine konulan, sanığa ait sürücü belgesinin, suç tarihi itibariyle ve halen geçerli olduğunun anlaşılması sebebiyle bozma konusu yapılmamış; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 gün, 2009/9-7 Esas ve 2009/24 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olduğu hallerde, maddede belirtilen diğer şartların da varlığı halinde uygulama olanağı bulan hükmün açıklanması geri bırakılması kurumunun, taksirli suçlarda hükmolunan iki yıldan fazla süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi durumunda, sonuç cezanın adli para cezası olduğundan bahisle uygulanmasının mümkün olmaması karşısında; sanık hakkında hükmolunan hapis cezası süresinin iki yıldan fazla olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, keza TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının süresi itibariyle ertelenmesine yasal olanak bulunmadığı halde; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararına ''sanığın kişiliği, suç işleme hususundaki eğilimi bir daha suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat hasıl olmadığı''nın; cezanın ertelenmeme gerekçesi olarak; ''sanığın kişiliği, suç işledikten sonra yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemesi, tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat hasıl olmaması''nın gösterilmesi, fazlalık olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza uygulamasına, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “sanığın güttüğü saik ve amaç” ibaresinin hükümden çıkarılarak hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.