Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/32350 E. 2013/16486 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/32350
- Karar No
- 2013/16486
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği tarihin 26.08.2005 yerine sehven 26.08.2006 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı kabul edildiğinden, bozma nedeni olarak görülmemiş; katılan mağdurenin nişanının bozulmasıyla sonuçlanan olayda, mağdure zararının giderilmediğini ifade etmiş olup, nişan için yapılan masrafların sanık tarafından giderildiği veya giderilmek istendiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil ya da sanığın bu yönde bir beyanının bulunmadığı dikkate alındığında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilirken gösterilen “Sanığın, katılanın zararını karşılamadığı” şeklindeki gerekçede bir isabetsizlik görülmediği gibi, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen kişiliği ve fiilden sonraki davranışları nedeniyle takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına karar veren mahkemenin sanık hakkındaki kanaatinin olumsuz olduğunun açıkça anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde öngörülen “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, katılan mağdureyle yaşadıkları cinsel ilişki düzeyine varmayan bedensel temas içerir yakınlaşmaları hakkında telefonda onunla konuşurken, görüşme içeriğini kaydedip, mağdurenin daha sonra bir başkasıyla nişanlanmış olmasına tepki olarak, mağdurenin nişanlısının ailesinin de bulunduğu bir evde, hazır bulunanlara, sözü geçen konuşmaların yer aldığı teyp kasetini dinlettiği ve konuşmadaki bayan sesinin mağdureye ait olduğunun anlaşılması üzerine nişanın bozulduğı olayda, haberleşme içeriklerinin aleni olmayan ortamda ifşa edilmesi nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, mağdurenin özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmayan konuşmalarını içerir ses kaydını başkalarına dinleten sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 5. paragrafında yer alan “toplam” ibaresinden önce “365 gün karşılığı” ibaresinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.