Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/31498 E. 2013/24496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/31498
Karar No
2013/24496
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Bilişim sistemine girme, özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 243/1-3, 53/1-2; 134/2-1, 53/1-2. maddeleri gereğince mahkumiyet Bilişim sistemine girme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Dosya kapsamına göre; sanığın, katılana ait MSN adresinin internet şifresini, bilgisi ve rızası dışında ele geçirerek, bilişim sistemindeki katılana ait özel kısma girdiği ve burada yer alan katılanın arkadaşlarına, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ibareler içeren elektronik iletiler gönderilip, katılanın sistemdeki kendisine ait kısma erişimini engellediği iddiasına konu olayda; Sanığın savunmasında; katılanın elektronik posta adresi ve şifresi yazılı elektronik ileti aldığını, merak edip, katılanın elektronik posta adresine girdiğini; ancak, şikayete konu MSN adresinin şifresini kırmadığı gibi, iddiaya konu elektronik iletileri de göndermediğini, katılanın ağabeyi ile tanık ...arasında boşanma davası olup, tanık ...ile duygusal boyutta arkadaşlık ilişki içerisinde olduğunu düşündükleri için katılan ve ağabeyinin kendisine husumet beslediklerini ve bir plan dahilinde kendisini bu olaya dahil ettiklerini beyan etmesi, söz konusu MSN adresine, ...da görev yapan sanıktan önce, katılanın yerleşim yerinin bulunduğu ... ilindeki bir firmanın ve daha sonra da... isimli kişinin abonesi olduğu telefona bağlı IP adreslerinden giriş yapıldığının belirlenmesi, kovuşturma aşamasında bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen 16.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda; “söz konusu MSN adresinden, bazıları internet kafe olmak üzere, bir çok farklı yerde oturum açıldığı, 12.10.2008 günü saat 15:24'te, sanığın abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden oturum açılmış olup, aynı gün saat 15:52'de uygunsuz elektronik ileti gönderilmesi ve başka bir internet abonesi tarafından bu süre zarfında oturum açılmamış olması nedeniyle suça konu bazı bilgilerin sanık tarafından gönderildiğinin anlaşıldığı; ancak, elektronik posta adresinin log kayıtlarına göre, sanıktan önce ve ilk olarak 11.10.2008 günü bir firmanın abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden oturum açılması karşısında, firma çalışanı tanık Özden tarafından şifre kırma işleminin gerçekleştirilmiş olabileceği, bu durumda, şifre kırma işleminin sanık tarafından yapılmadığı yönünde kanaat hasıl olduğu” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında,

Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için; 11.10.2008 günü abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden şikayete konu MSN adresine giriş yapıldığı tespit edilen...'in tanık olarak beyanının alınması, bilişim uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetine, sanığın olay tarihi itibariyle iş yerinde ve evinde kullandığı bilgisayarlar üzerinde inceleme yaptırılarak, dosya kapsamında mevcut olan deliller ve elde edilen bilgilerle birlikte, sanığa, katılanın elektronik posta adresi ve şifresi yazılı elektronik ileti gönderilip gönderilmediği, katılanın MSN şifresinin sanık tarafından ele geçirilip geçirilmediği, ele geçirildi ise hangi tarihte ve nasıl ele geçirildiği, ele geçirilmesinin ardından katılanın bilişim sistemindeki kendisine ait kısma erişiminin engellenip engellenmediği, engellendiyse ne şekilde ve hangi zaman aralığı içerisinde katılanın erişiminin engellendiği, bu süre zarfında sistemin içerdiği verilerin yok olup olmadığı veya değiştirilip değiştirilmediği, şikayete konu elektronik iletilerin sanığın kullanımında olan bilgisayar aracılığıyla katılanın arkadaşlarına gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangilerinin hangi tarihte gönderildiği hususlarını teknik verilerle destekleyecek ve 16.12.2009 tarihli bilirkişi raporundaki tereddütleri giderecek biçimde rapor düzenlettirilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, “...Bilirkişi raporunda MSN hattının sanık tarafından kırıldığını ve suça konu mesajların sanık tarafından çekilme ihtimalinin büyük olduğunu görüş olarak bildirmiştir.” kabulüne dayalı olarak eksik incelemeyle; ayrıca, “Savunma, iddia, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde: Sanığın katılanın Bilişim sistemine yasaya aykırı girip özel hayatına ilişkin ifşalarda bulunmak suretiyle yüklenen suçları işlediği sonuç ve kanaatine varılarak inkara yönelik savunmaya itibar olunmamıştır.” şeklinde, olayın oluş şekli ile sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemleri gösterilmemek suretiyle yasal gerekçeden yoksun biçimde, sanık hakkında bilişim sistemine girme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- TCK'nın 243/1. maddesinde, “Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.”; aynı Kanunun 243/3. maddesinde, “Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde birbirinden farklı yaptırım içeren ve biri diğerinin neticesi sebebiyle ağırlaşmış halini oluşturan iki ayrı düzenlemeye yer verildiği gözetilmeden, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giriş yaptığı kabul edilen sanığın eylemi nedeniyle sistemden yok olan veya değişen veri ya da veriler hakkında bir açıklamada bulunulmaksızın ve TCK'nın 244/2. maddesinin uygulanabilirliği bakımından kabul edilen bu neticenin sanık tarafından kasten meydana getirilip getirilmediği de irdelenmeksizin, “Sanığın Bilişim sistemine girme suçundan eylemine uyan TCK 243/1-3 maddesi gereğince suçu işleyiş şekli dikkate alınarak takdiren: ALTI AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” şeklinde, TCK'nın 243. maddesinin her iki fıkrası da hükümde gösterilip, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanığın bilişim sistemine girme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 2- TCK'nın 134/2. maddesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşa edilmesi eylemi suç olarak düzenlenmiş olup, dosya kapsamında, katılanın özel yaşam alanına giren görüntüsü ya da sesinin ifşa edildiğine dair bir iddia ve delil bulunmadığı, şikayete konu elektronik iletilerde sayısız erkekle cinsel ilişkiye giren katılanın bakire olmadığına dair ibarelere yer verildiği nazara alındığında, katılanın cinsel mahremiyetine ilişkin özel bilgilerinin başkalarına açıklanması eyleminin ancak TCK'nın 134/1-1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği gözetilmeden, sanığın TCK'nın 134/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,

3- Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/31498, K. 2013/24496, T. 04.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-31498-e-2013-24496-k-ff9eaf5e183b