Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/13345 E. 2012/10907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/13345
Karar No
2012/10907
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olmak suçundan sanık ...'un , 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 62/1, maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığa ait sürücü belgesinin 5237 sayılı Kanunun 53/6. maddesi uyarınca 4 ay süre ile geri alınmasına dair Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2011 tarihli ve 2010/316 esas, 2011/43 sayılı kararı ile ilgili olarak; 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinde. "Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir." şeklinde düzenlenen şartın sanık tarafından yerine getirilmediği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarından birisi oluşmadığı dikkate alınmadan bu yönde karar verilmesinde, 2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/1. maddesindeki "... Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve 231. maddesinde yer alan " hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." biçimindeki açıklamalar ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 119/2. maddesinde yer alan "Diğer cürümlerden mahkûmiyeti halinde, mahkemece ceza süresini geçmemek üzere geçici olarak sürücü belgelerinin geri alınmasına da karar verilebilir." düzenleme birlikte değerlendirildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası ortada bir hüküm bulunmadığından sürücü belgesinin geri alınması ile ilgili bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 19/10/2011 gün ve 53905 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011/374165 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 62 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanunun 53/6. maddesi uyarınca 4 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına dair Karaman 2.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.01.2011 tarihli ve 2010/316 esas, 2011/43 sayılı kararı ile karar verilmiş, verilen karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiş Adalet Bakanlığınca,Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir." şeklinde düzenlenen şartın sanık tarafından yerine getirilmediği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarından birisi oluşmadığı dikkate alınmadan bu yönde karar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm niteliğinde olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin geri alınamayacağınıngözetilmemesi gerekçeleriyle, Sulh Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulmuştur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bünyesinde biri açıklanmaması nedeniyle henüz hukuki varlık kazanmayan, bu niteliği itibariyle de gerek olağan gerekse olağanüstü kanun yolları denetimine konu olamayacak hüküm ile, bu hükmün hukuki varlık kazanmasını belirli bir süre engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından oluşan iki ayrı kararı barındırmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra uygulanması, hangi sırada yapılmış olursa olsun bu güvenlik tedbirinin hükmün içeriğine dâhil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve hüküm açıklanmadığı sürece infaz edilemeyeceği, esasen kanun yollarına ilişkin tüm başvuruların da uygulama sırası nedeniyle doğan tereddüdün giderilmesini sağlamaya yönelik olduğu nazara alındığında,Adalet Bakanlığının bu nedene dayalı kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı ancak, dosya kapsamından suçun işlenmesi ile mağdurun ve kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmediği saptandığından 1 nolu bozma isteğinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç; Açıklanan nedenlerle, 1- Adalet Bakanlığının Karaman 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2011 tarih ve 2010/316 Esas, 2011/43 karar sayılı kararına yönelik, a) 2 nolu kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, b) 1 nolu kanun yararına bozma sebebi incelenen dosya kapsamı tibariyle yerinde görüldüğünden, Karaman 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2011 tarih ve 2010/316 Esas, 2011/43 karar sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/13345, K. 2012/10907, T. 26.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-13345-e-2012-10907-k-ab12ea9a33b5