Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/12169 E. 2012/19076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12169
- Karar No
- 2012/19076
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: TCK’nın 89/4,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında hakkında:TCK’nın 89/4, 52/2-4. maddeleri uyarıncamahkumiyet 3- Sanık ... hakkında: TCK’nın 89/4,52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Tebliğname Düşünce : Bozma Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargılamanın yapıldığı 16/05/2006 tarihli celsede, duruşma gününün 25/07/2006 tarihine bırakıldığının belirtilmesine rağmen duruşmanın, 18/07/2006 tarihinde sanıklar ve müdafilerinin yokluğunda yapılması ve yeni duruşma günü olan 10/10/2006 tarihinin ilgililere tebliğ edilmemesi suretiyle CMK’nın 193 ve 198 maddelerine aykırı davranılmış ve yine yargılamanın ilk 10 celsesinde duruşma tutanaklarının başlık kısmına mahkeme adının yazılmaması suretiyle CMK’nın 220/1 maddesine muhalefet edildiği anlaşılmış ise de; 18/07/2006 tarihli celsede esaslı bir işlemin yapılmaması ve belirtilen celselere ilişkin tutanakların başlıklarına mahkeme adının yazılmaması telafi edilemeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Katılan- sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar ..., ...ve ...’nin yönetimindeki üç aracın çarpışmasıyla meydana gelen zincirleme kazada, ...’ün aracında bulunan, ...’ın eşi ..., kızları ... ve ... ile kayınvalidesi Saliha yaralanmış ve sanık ... hakkında bilinçlitaksirle yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan kamu davası açılmış ise de; olayda bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, bu durumda sanık ...’ın TCK 89/4 maddesine göre cezalandırılması için yaralananlardan en az ikisinin şikayetinin bulunması gerektiği, ayrıca somut olayda sanık ... lehine TCK 22/6 maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık halinin de bulunduğu, şikayet yokluğuna rağmen sanık ... hakkında açılan kamu davasında, belirtilen yargılama koşulu dikkate alınmadan sanık hakkındaki davanın düşürülmesi yerine sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılanlar vekilinin, katılan- sanık ...’ün ve sanıklar ... ile ... müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Sanık ...'ın olay tarihinde kullandığı otobüsle bölünmüş tek yönlü yolda giderken önünde kaza yapan mağdurların da içinde bulunduğu araca arkadan çarpması neticesinde biri nitelikli beyanlara göre dördü de niteliksiz toplam beş kişinin yaralandığı olayda, temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden asgari hadden ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında az ceza tayini, b- Sanıklara atılı suçun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesindeki uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında olmasına rağmen soruşturma ve kovuşturma aşamalarında taraflar arasında uzlaşma yoluna gidilmeksizin yargılamanın sonuçlandırılması, c- TCK'nın 89/4 maddesindeki suçun oluşması için mağdurlardaki yaralanmaların niteliğinin bir önemi olmamakla birlikte sanıklar hakkında belirlenecek temel cezanın tayininde mağdurlara ilişkin kati raporların alınması zorunlu iken bu gerekliliğin yerine getirilmeksizin geçici raporlarla yetinilerek yargılamanın sonuçlandırılması, 3- Kabule göre de; İki ayrı sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde hükmolunan vekalet ücretinin sanıktan tahsiline karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.