Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/986 E. 2026/2878 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/986
Karar No
2026/2878
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi SAYISI : 2021/901 Esas, 2025/34 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2015/14730 E. sayılı dosyası ile taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı olan 4.893,59 TL için icra takibi yaptıklarını, yapılan icra takibine davalı tarafından gerek borca gerekse icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, yetki itirazını kabul etmediklerini, davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia ettiğini, ancak ayıpla ilgili herhangi bir ihbar ya da tespit olmadığını, BK'nın 89. maddesine göre para alacaklarında ifa yeri mahkemesi ve icra dairesinin yetkili olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bir takım ticari emtiaların alım satımına ilişkin ticari alışverişin gerçekleşmediğini, davalı şirkete gönderilen emtiaların ayıplı olduğunu, ayıba ilişkin ihbarın davacıya bildirildiğini, iade faturası ile iade edilmek istendiğini ancak davacı şirketin malları teslim almadığını ve davacının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2015/14730 sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, icra takibine konu edilen alacağın ihtilaflı olması sebebiyle yetkili mahkeme ve icra dairelerinin davalı şirketin ikametgah yeri olan Aksaray ili Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının Noter aracılığıyla yaptığı ihtarat içeriğinden bahse konu ayıpların 16.07.2014 tarihinde ortaya çıktığı ancak davalının ihtaratını 28.10.2015 tarihinde ( yaklaşık bir yıl üç ay sonra) yaptığı, daha önce ihtarda bulunduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla davalının açık ayıplı ürünlere karşı yasal 8 günlük süresi içerisinde ihbar külfetini yerine getirmediğinden ürünleri o haliyle kabul etmiş sayıldığı, satılan ürünlerin fatura bedelleri ve hesap muavininde kayıtlı tutarın miktarı konusunda ihtilaf bulunmadığından ihtilafın yalnızca ayıp nedeniyle sözleşmeyi fesih ve malların iadesi ve yine buna bağlı olarak fatura bedellerinden sorumlu olunup olunmadığı noktasında olduğundan davacının takip miktarınca davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemiz bozma ilamında, Mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olduğu, ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden olmadığı, davalı tarafça 16.07.2014 tarihli fax ile ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülmüş olup faksın davacı adresine ulaştığı davalı tarafından ispat edildiği takdirde faksla yapılan ayıp bildirimi ile ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerektiği, Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak dosyada bulunan faksın davalıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fax içeriğini dikkate alınıp ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı tartışılmadan davalı tarafça gönderilen fax içeriğine ulaşılmadığı ve ihbarın yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle bozma ilamının gereklerini yerine getirmeyen eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

V.SONUÇ: Yukarıdaki bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/986, K. 2026/2878, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-986-e-2026-2878-k-3d810c230f02