Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/98 E. 2026/4664 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/98
Karar No
2026/4664
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/724 Esas, 2025/1760 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1071 E., 2024/27 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... tarafından davalı bankanın ... Şubesinden 10.04.2015 tarihinde kredi kullanıldığını, kredi ile bağlantılı olarak 150.000,00 TL teminatlı 16.04.2015 başlangıç ve 16.04.2017 bitiş tarihli 10204694 referans numaralı hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, taraflar arasında kredi ile bağlantılı olarak düzenlenen hayat poliçesinin kredi süresince devam edeceğinin kararlaştırıldığını, kredi ödemesi devam ederken 26.07.2020 tarihinde kredi borçlusu ...'ın vefat ettiğini ve mirasçısı davacı ... bakiye kredi borcunu ödemeye devam ettiğini, sigorta şirketince poliçenin yenilenmemesi gerekçe gösterilerek mirasçıya ödeme yapılmayacağının açıklandığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 21. maddesi gereğince davalı bankanın sigorta poliçesini yenileme sorumluluğunu üstlendiğini fakat bu sorumluluğu yerine getirmediğini ileri sürerek vefat tarihinde müteveffanın davalı bankaya olan borcunun hesaplanmasını, sigorta poliçesi yenilenmiş olsa idi sigorta şirketi tarafından ödenecek tutarının poliçe limitini aşmayacak şekilde belirlenmesini, belirlenen tutar üzerinden poliçe teminat miktarını aşmayacak şekilde davacıların davalı bankaya borcunun olmadığının tespitini, davacıların bu süreçte bankaya fazla ödeme yaptığının tespiti halinde belirlenen tutarın istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisi ... için 16.04.2015 başlangıç ve 16.04.2017 bitiş tarihli ...'te Hayat Var Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesinin düzenlendiğini, poliçenin banka nezdinde kullanılan herhangi bir krediye bağlı olarak düzenlenmediğini, davalı bankanın işbu poliçede dain-i mürtehin konumunda da bulunmadığını, sigorta poliçesinin vefat tarihinde yürürlükte bulunmadığını, davalı bankanın sadece acentelik olarak sözleşmeyi düzenlediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, mirasçıların kredi borcundan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Banka ile müteveffa ... arasında 10.04.2015 tarihli 800.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği, Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, ayrıca bu sözleşme kapsamında davalı Banka tarafından müteveffa ...’a 10.04.2015 tarihinde 300.000,00 TL tutarlı 120 ay vadeli ticari taksitli kredi kullandırıldığı, 22.04.2015 tarihinde... Emeklilik A.Ş. tarafından müteveffa ... adına ...’te Hayat Var Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesinin düzenlendiği, poliçenin teminat tutarının 150.000,00 TL olduğu, poliçe başlangıç tarihinin 16.04.2015, bitiş tarihinin 16.04.2017 olup sigorta süresinin 2 yıl olduğu, poliçeden kaynaklı 1.763,55 TL prim tutarının ödendiği, poliçede dain-i mürtehin bulunmadığı, 10.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 21. maddesinde "Taraflar, bu Sozleşme'nin esasları içinde tesis edilmesi ve/veya verilmesi gerekli bütün teminatların, rehnedilmiş ve edilmemiş bütün akreditiflerin konusu malların yangına, nakliye rizikosuna ve rehin konusu mal, hak veya alacağın niteliğine göre diğer her türlü rizikolara karşı Banka'ca da kabul edilecek bir sigorta şirketine yine -Banka'ca kabul edilecek şartlarla Müşteri'nin Banka lehine sigorta, yaptırmasını, sürelerinin bitmesi halinde sigorta poliçelerinin yenilenmesini kararlaştırmışlardır. Tarafların anlaşması veya Müşteri'nin sigorta ettirme veya süresi biten sıgorta poliçesini yenileme mükellefiyetini ihlat etmesi halinde, prim ve masrafları Müşteri'ye ait ölmak üzere, Banka kendi veya muhabiri adına sigorta poliçesi imzalayabilir. Banka sigorta bedelini, bu bedele esas olacak piyasa rayicini de göz önünde bulundurarak tayin edebilir. Banka; sigorta bedelinin sigorta edilebilir değerden aşağı olmasını kabul ettiği takdirde Müşteri, sigortacının sigorta bedelini aşmamak şartıyla zararın tamamından sorumlu olmasını sağlamayı ve prim farkının kendisi tarafından ödeneceğini taahhüt ve garanti eder. Sigorta ettirilmiş teminatlar daha önce sigorta ettirilmiş bulunuyorsa, Müşteri bunlara ait poliçeleri dain-i mürtehin sıfatıyla Banka'ya devir ve ciro etmeyi, bununla, ilgili ihbar ve işlemleri gerçekleştirmeyi, sürelerinin bitiminde yenilemeyi taahhüt eder...." düzenlemesi bulunduğu, 10.04.2015 tarihli 800.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin 21. maddesinin hayat sigortasını kapsamadığı, ...’te Hayat Var Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesinde ve 10.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde dain-i mürtehin bulunmadığı, poliçe vadesi ve tutarı ile kredi vadesi tutarının birbirinden farklı olması nedenleriyle ...’te Hayat Var Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesinin 10.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine bağlı olarak düzenlenmediği, bu haliyle davalının dava konusu talepler yönünden bir sorumluluğun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ile davalı arasında yapılan genel kredi sözleşmesinin 21. maddesinin 03.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu hayat sigortasını kapsamadığı, bu maddenin “bütün teminatların, rehnedilmiş ve edilmemiş bütün akreditiflerin konusu malların yangına, nakliye rizikosuna ve rehin konusu mal, hak veya alacağın” sigortalanmasını kapsadığı, sözleşme ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 1. maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları tarafından verilen bireysel kredilerle bağlantılı olan zorunlu veya ihtiyari sigorta ürünlerinin sunumunda birlik ve güvenilirliği sağlamak, ilgililerin hak ve menfaatlerini korumak ve verilecek hizmete ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” şeklinde olup; yine aynı Yönetmeliğin 2. maddesi de “Bu Yönetmelik, Türkiye’de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı bireysel kredilerle bağlantılı yaptırılan ihtiyari veya zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dâhilinde verilecek teminatları kapsar.” şeklinde olduğu, anılan yönetmeliğin 16.maddesi ile davacının davaya dayanak yaptığı 17.01.2009 tarihli ve 27113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırıldığı,13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 1. ve 2. maddesinde açıkça Yönetmeliğin “Bireysel kredilerle bağlantılı ” sigortalarla ilgili düzenlemeler içerdiği, davacıların murisi ile davalı arasındaki 10.04.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu ve ticari kredi olduğu, 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin ticari krediler yönünden uygulanmasının söz konusu olmadığı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/44 55... /2741 karar sayılı ilamı, dairemizin 2023/7 71... /1351 karar sayılı ilamı), ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede hayat sigortası yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi davalıya hayat sigortası poliçesini yenileme veya bildirim yükümlülüğünün de yüklenmediği, davacılar murisinin kredi sözleşmesinin vadesinin bitiminden sonra vefat ettiği, murisin hayat sigortasının yenilenmesinde yararı bulunmadığı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/148 06... /4000 karar sayılı ilamı) gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların yenilenmeyen poliçe teminat miktarınca borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit ile fazladan yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/98, K. 2026/4664, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-98-e-2026-4664-k-2807a4f17611