Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/50 E. 2026/4660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/50
- Karar No
- 2026/4660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/749 Esas, 2025/1337 Karar HÜKÜM :Yeniden hüküm kurularak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2023/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurulduğundan beri "..." esas unsurlu seri markalarıyla dondurma piyasasında faaliyet gösterdiğini,"..." markasının T/... sayı ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka listesinde yer aldığını, "..." markasının aynı zamanda ... nezdinde tescilli olduğunu, 1998 yılında tahsis edilen ... isimli internet sitesi bulunduğunu, davalının "..." ibareli ürünlerini zincir marketlerde ve internet vasıtasıyla satışa sunduğunu, bu durumun tanınmış "..." markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabet oluşturan fiilinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilânına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davalının tescilli "..." ibareli markalarını nizasız ve fasılasız olarak 2011 yılından beri kullanarak ayırt edici nitelik kazandırıldığını, davalı markaları ile davacı markalarının benzer olmadığını, markaların yazılış ve söyleniş olarak birbirlerinden farklı ve ayırt edici olduğunu, davalının "..." markalı ürünlerinin bilinçli tüketici kitlesine sahip olan...'da ve ... sitesinde uzun yıllardır satışının yapıldığını, davacının kötüniyetli olup davalı aleyhine sürekli olarak davalar ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına ... numaralı “..." markasının 29, 30, 40... . sınıf için 05.08.2011 tarihinden itibaren tescil edildiği,ürünün tescil aldığı 2011 tarihinden itibaren ve piyasada olduğu dönem içinde davacı yanca açılmış dava bulunmadığı, davalının sunduğu faturalarda "..." markasının uzun yıllardır ...’de satışının yapıldığı, davalı ürününün uzun yıllardır piyasada olduğu dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının uzun süre sessiz kaldığı dolayısıyla dava açma hakkını yitirdiği, tecavüz ve haksız rekabet yönünden yapılan incelemede ise; davacının "... " markası ile davalının "..." markası bir bütün olarak incelendiğinde farklı oldukları, davacının "..." markasının şekil görseli içerdiği, davalının "..." markasının görsel, işitsel yönlerden farklılık oluşturduğu, dosyaya sunulu numuneler ve ticari takdim şekli incelendiğinde her iki ürünün yer aldığı ürün kabının biçimlerinin farklı olduğu, ambalajlar üzerindeki marka ve grafik kullanımlarının da farklı olduğu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları, somut olayda davalının kötüniyetle hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, davalının eyleminin davacının tanınmış markasına yakınlaşmak suretiyle hareket ettiği ve tanınmış markanın itibarına zarar verdiği yönünde de bir delil bulunmadığı, davalı markasının ve kullanımının 2011 yılında oluşturduğu "..." ibareli markanın devamı niteliğinde bir kullanım olması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. maddesinin uygulama koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." markasının ve şekil görselinin tanınmış marka olarak TÜRKPATENT nezdinde kayıt edildiği, "... ..." markasının 29, 30, 32. sınıflarda, "... " markasının 29,32. sınıflarda tescilli olduğu, davalı adına ise ... numaralı “..." markasının 29,30,40,43.sınıflarda 05.08.2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, ... numaralı “... markası için 25.10.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, yayın kararına itiraz edildiği, itirazların reddedildiği, yayın sürecinin devam ettiği, ayrıca ... numaralı “...”, ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli markaların başvuru sürecinde olduğu ve dava tarihinden sonra 14.08.2021 tarihinde tescil edildiği, Mahkemece, davalının sunduğu faturalarda "..." markasının uzun yıllardır ...’de satışının yapıldığına dair fatura, internet kullanım görselleri, sevk irsaliyeleri incelendiğinde davalı ürününün uzun yıllardır piyasada olduğu dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının uzun süre sessiz kaldığı dolayısıyla dava açma hakkını yitirdiğinin belirtildiği, davacı istinafında dava konusunun davalının ... numaralı markanın kullanımına ilişkin olduğunu 2011 tarihli markaya ilişkin olmadığını ve sessiz kalma yolu ile hak kaybı bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı istinafında tecavüzün ... numaralı markaya ilişkin olduğunu belirtmekle sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleşmediği, Mahkemenin bu değerlendirmesinin yerinde görülmediği, somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı adına ... numaralı "..." markasının 29,30,40,43. sınıflarda dondurma emtiasını da kapsayacak şekilde 05.08.2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davalının 2019/... sayılı "...+şekil" markasına davacı tarafından itiraz edildiği, TÜRKPATENT tarafından itirazın reddedildiği, davalının 2011 yılından itibaren dondurma emtiasında tescilli markasını kullandığı, zaman içerisinde kullanımında değişiklik ve davacının tanınmış "..." markasına yanaştırarak kullanımının bulunmadığı, markaya tecavüz koşullarının gerçekleşmediği, Mahkemece ilk olarak tecavüz koşullarının bulunmadığının gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçe ile sessiz kalma nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalara davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.