Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7174 E. 2026/4663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7174
- Karar No
- 2026/4663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1297 Esas, 2025/1419 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/307 E., 2025/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ....'ye ait davaya konu patentlerden 2017/... numaralı patentin Avrupa Patent Ofisi (EPO) Temyiz Kurulu tarafından 31.03.2020 tarihinde hükümsüz kılındığını ve kararın kesinleştiğini, davanın konusunu teşkil eden diğer patentler 2018/... ve 2020/... numaralı patentlere ilişkin itirazların ise EPO temyiz süreçlerinin devam ettiğini, bu patentlerden 2018/... ... numaralı patentlerin EPO itiraz bölümünce hükümsüzlüğüne karar verildiğini, diğer davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ise lisans alan sıfatını haiz olduğunu, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde TR ... numaralı “Geliştirilmiş Stabiliteye Sahip Glatiramer Asetat İçeren Enjeksiyonluk Çözelti Formülasyonu ve Üretim Yöntemi” başlıklı patent başvurusu mevcut olduğunu, ancak Avrupa’da patentlenebilirlik kriterlerini taşımadan tescillenen ve bu hakkın otomatik olarak Türkiye’de geçerli olması nedeni ile davaya konu patentlerin, müvekkilinin jenerik ürünlerinin piyasaya çıkmasının önünde engel teşkil ettiğini, davaya konu patentlerin patent verilebilirlik şartlarını taşımadığının EPO sürecinde de açıkça anlaşıldığını, patenlerin yeni ve buluş basamağına haiz olmadığını ileri sürerek davaya konu patentlerin hükümsüzlüğüne, patentten doğan hakların müvekkiline ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu patentlerin Avrupa patentine ilişkin olarak EPO nezdinde devam etmekte olan sürecin işbu dava için bekletici mesele yapılmasını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu patentlerin patentlenebilirlik şartlarına haiz olmadığının EPO kararları ile sabit olduğu, EPO nezdinde verilen hükümsüzlük kararlarının Avrupa Patent Konvansiyonu'nun 105/b (3) hükmü uyarınca davaya konu patentler için de bağlayıcı olduğu, davalılardan ... Ltd. yönünden dava konusuz kaldığından dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden bu davalının sorumlu tutulmasına karar verildiği, davalılardan ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden ise dava dilekçesinin netice-i talebinde tedbir talebi dışında bir istem bulunmamasına rağmen bu şirketin de davalı olarak gösterildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-h hükmüne göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği de dikkate alındığında yalnızca tedbir kararı alınması için davalılardan ...'nin davalı olarak gösterildiğine yönelik iddia ve beyanlara itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının tek başına tedbir talebi ile arzuladığı sonucu elde etmek için esas davası açarak mahkemeye başvurmasında korunmaya değer bir yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden, davacının ihtiyati tedbir talebine yönelik esas dava ikamesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın bu davalı yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davalılardan ...Ltd. yönünden dava konusuz kaldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı ...Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden kararı istinaf ettiği, davanın, davalılardan .... Ltd. adına tescilli patentlerin yenilik ve buluş basamağı kriterini haiz olmadığı iddiası ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemiyle açıldığı, davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin lisans sözleşmesine dayalı olarak uyuşmazlık konusu patentleri kullandığının ileri sürüldüğü, dava dilekçesinin istem kısmında davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. aleyhinde tedbir talebinde bulunulduğu, uyuşmazlığın esasına ilişkin açılan çekişmeli yargı davasında ihtiyati tedbir talebi yönünde adı geçen şirketin davalı olarak gösterilmek suretiyle dava ikamesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, patent hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.