Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/346 E. 2026/4662 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/346
- Karar No
- 2026/4662
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1714 Esas, 2025/1294 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/469 E., 2023/865 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekilince tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... numaralı faydalı modeli (hortum toplama makinesi) bulunduğunu, davalı tarafından faydalı model konusu yöntemin aynısı/benzeri kullanılarak otomatik hortum serme makinesi üretilip, satıldığını, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/27 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını ve bilirkişi raporu alındığını, davalının eyleminin müvekkilinin faydalı modelden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının faydalı modele tecavüzünün tespitine, men'ine, ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; dava konusu faydalı modelin yenilik vasfına haiz olmadığını ileri sürerek davalı adına 2014/08635 Y sayı ile tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin davacının faydalı model hakkına tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; faydalı modelin hükümsüzlüğünü gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle karşı davada hükümsüzlük talebi yönünden inceleme yapıldığı, teknik inceleme gerektirdiği için bilirkişi heyetinden rapor alındığı, her iki bilirkişi raporunda da dava konusu faydalı modelin yeni olmadığının ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu tespitine yer verildiği, asıl davaya konu faydalı modelin karşı davada hükümsüzlüğüne karar verildiğinden asıl davanın da reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı tarafça Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/62 E-2021/353 K. sayılı dosyasında görülen davada müvekkiline ait faydalı model belgesinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğuna karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, anılan dava dosyasında verilen kararın işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil edecek mahiyette olmadığı gibi yenilik değerlendirmesine konu delillerin de farklı olduğu, bu hususun alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği ve değerlendirildiği, hükümsüzlük davasında yenilik incelemesi kamu düzenine ilişkin olup her aşamada bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılabileceği, Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faydalı model hakkına tecavüzün men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise faydalı modelin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.