Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/187 E. 2026/4661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/187
Karar No
2026/4661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/862 Esas, 2025/1292 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davacılar vekilince ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...A.S. vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...A.S. adına tescilli 2005/... tescil numaralı üç boyutlu markanın, yedek parça üretim serbestisini engellemek maksadıyla ve kötüniyetli olarak tescil edildiğini, üç boyutlu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 5. maddesine göre marka niteliği taşımadığını, ayırt edici özelliği bulunmadığını, geometrik şeklin tescille bir kişinin kullanımına hasredilemeyeceğini, kendinden başkasına seçenek özgürlüğü bırakmayan bir tasarımın rekabeti yok edeceğini, tekelleşmeye sebebiyet vereceğini, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 22. maddesinde onarım amaçlı ürünlerin üretimine ilişkin özel bir düzenleme getirildiğini, müvekkillerinin otomobil yedek parçalarını yurt dışı firmalardan ithal ettiklerini, eylemlerinin yasaya aykırılık teşkil etmediğini, markanın davalı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, davalı markasına tecavüz etmediklerinin ve haksız rekabette bulunmadıklarının tespitine, davalı şirketin marka tescilinin 554 sayılı KHK'nın yedek parça üretimi serbestliğini yok etmek amacıyla kötüniyetle tescil ettirmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi talep olunmuştur.

2.Birleşen davada davacı ...A.S. vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve şekil markaları ile 2005/ ... tescil numaralı “...” markasının tescilli olduklarını, yurt dışında da pek çok tescilli markalarının bulunduğunu, tanınmış marka statüsü taşıdığını, davalıların otomobil yedek parçaları imali, alımı, satımı, itahalatı, iharacatı ve pazarlama işiyle iştigal ettiklerini,... ve ... alan adlı internet sitelerinde müvekkiline ait “...” ve “eşkenar dörtgen şekil” markalarını birebir taklit ederek kullandıklarını, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tecavüzün belirlendiğini, davalıların müvekkiline ait markayı kullanmalarının teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını ileri sürerek davalı şirketlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin hükmen tespitine, menine, ref’ine, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 556 sayılı KHK’nin 64, 66/2-b, 67, 68. maddeleri uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle bankaların uyguladıkları en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ...A.S. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... sayılı “...” markasının 03.05.1965 tarihinden itibaren Türkiye ve bir çok ülkede tescilli olduğunu, şekil marka ve logolarının da tescil edildiğini, davaya konu 2005 ... numara ile tescilli şekil markasının 02.05.2005 tarihinden itibaren 12. sınıfta tescil edildiğini, WIPO, OHIM nezdinde ve 27 Avrupa ülkesinde tescilli bulunduğunu, 40'ı aşkın ülkede yedi yıldan beri tescil edilmesi nedeniyle markaların kötüniyetli tescil edildiğinin ileri sürülemeyeceğini, ... ve markasıyla özdeşleşmiş eşkenar üçgen biçimindeki amblem logonun 1925 yılından beri çocukların dahi tanıdığı marka halini aldığını, müvekkilinin ürettiği ve kendisiyle özdeşleşmiş tampon, jant kapağı, ön ve arka kaput ve çok sayıda ürün üzerinde yıllardır kullandığı baklava biçiminde logosunu ve bu logonun değişik biçimlerini tescil ettirmesinin müvekkili şirketin ticari hayatının gerekliliği ve zorunluluğunu teşkil ettiğini, müvekkilinin markasını kullandığını, üç boyutlu tasarımların marka olarak tesciline engel bulunmadığını, markanın kullanımın teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, 554 sayılı KHK'nın 22. maddesinin yedek parça ürünlerinin bizzat kendisiyle ilgili olduğunu, üzerlerinde yer alan marka ya da logo ile ilgisinin bulunmadığını, yan sanayi üreticilerinin bu ürünlerin müvekkiline ait marka ve logoyu kullanmadan üretebileceğini, kaput üzerinde üç tane boşluk bırakılarak da üretilmesinin ve orijinal logonun bu şekilde kaput üzerine monte edilmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; tescilin kötüniyetli olduğunu, müvekkillerinin kullanımının teknik bir zorunluluktan kaynaklandığını, müvekkilinin ilgili parçayı hukuki olarak da karşı tarafın tasarımıyla birebir aynı üretmesi gerektiğini, ürünlerdeki boşluğun ise karşı tarafın marka hakkına tecavüz etmediğini, davacının markasının ayırt edici niteliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl dava yönünden; davalının 2005/... tescil numaralı markasını 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 2005/... tescil numaralı markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, 2005/... tescil numaralı markanın davacılarca kullanımının markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine, 2005/... tescil numaralı markanın kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacılar vekilince ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...A.S. vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davalının markasının tescil edilemeyecek işaretlerden olduğu ve kötüniyetli tescil nedeniyle marka hükümsüzlüğü, kullanmama nedeniyle marka iptali, davacıların kullanımlarının davalının marka haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti, davalının şekil markasının tescil edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacılar vekilinin ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...A.S. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekilinin ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...A.S. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililere yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/187, K. 2026/4661, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-187-e-2026-4661-k-720f2dc99a6f