Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/195 E. 2026/4665 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/195
- Karar No
- 2026/4665
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/432 Esas, 2025/1412 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/968 E., 2023/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, çeklerin kaybolduğunu veya çalındığını, şirket yetkilisi adına atılı imzaların sahte olduğunu, araç yedek parça sektöründe olan davacının tekstil sektöründeki bir şirkete çek keşide etmesinin hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırılık taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çeklerin müvekkiline ciro yoluyla geçtiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çeklerin sahtecilik ve imza inkârının mutlak defi olması sebebiyle herkese karşı ileri sürülebileceği, alınan bilirkişi raporuna göre çekler altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği, davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı şirket, lehtarının .... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, lehtar ciranta tarafından ... Ltd. Şti.'ye ve devamında ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.'ye ve son olarak da davacıya cirolandığı, son ciranta tarafından bankaya ibraz edildiği, banka tarafından çek garanti bedelinin ödendiği, bakiye çek bedelleri yönünden de çekler arkasına karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bilirkişi raporunda çekler üzerindeki borçlu imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğuna ilişkin kesin kanaat bildirildiği, alınan raporda uyuşmazlığa konu çekler ile mukayeseye imzalar ve inceleme yöntemlerinin yerinde olduğu, bedelsizlik iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, davalının çeki ibraz eden son ciranta/hamil olması karşısında keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişki yönünden ticari defterler üzerinde yapılacak incelenmenin uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.