Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/3787 E. 2026/4409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3787
- Karar No
- 2026/4409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/25 Esas, 2025/315 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin davalı bankada hesabı bulunduğunu, bu hesaptan faks yoluyla 37 kez başka kişilere müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın havale yapıldığını, talimat ve iş emirlerinin aslının istenmediğini, gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini, müvekkili kooperatif çalışanının imza yetkisi bulunan yönetim kurulu üyelerinin imzalarını kesip fotokopi ile birleştirmek suretiyle bankaya çektiği fakslarla yakınlarına kooperatif hesabından havale gönderdiğini, faks asıllarının istenmemesi sonucu bu işlemlerin sürekli hale geldiğini ileri sürerek 235.391,19 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin 10 yıllık müşteri olduğunu, genelde havale işlemlerini faks ile yaptıklarını, kooperatif çalışanının sahte diploma ile işe alındığını, 2 yıl boyunca işlemlerine karşı sessiz kalındığını, faks talimatında bulunan imzaların sahte olmadığını, talimat asılları istendiğinde kendi arşivlerinde sakladıklarının bildirildiğini, davacının basiretsiz davranışının sorumluluğunun müvekkili bankaya yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sorumlu tutulabileceği miktarın ancak 117.695,595 TL olabileceği, dava dışı ... tarafından davacıya yapılan ödemenin davalı banka için oranlandığında 119.158,20 TL'ye tekabül ettiği, bozma ilamında vurgulandığı üzere davalının kusur oranının %50'den daha yüksek bir oranda, sorumlu tutulabileceği miktarın ise 117.693,59 TL'den daha yüksek bir oranda belirlenemeyeceğinin kazanılmış hak ilkesinin bir gereği olduğu, yapılan ödemenin davalının sorumlu tutulabileceği miktardan daha fazla olduğu, dava konusu hakkın dava dışı ... tarafından davacıya ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 12.02.2026 tarihli, 2025/3515 E. ve 2026/941 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, tarafların 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ: Tarafların karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 4.520,00'şer TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.