Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7111 E. 2026/4429 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7111
Karar No
2026/4429
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/786 Esas, 2025/999 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/331 E., 2022/502 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın mali müşavirlik yaptığını, diğer davalıların davalı ...'in kardeşi ve çalışanları olduğunu, müvekkilinin oğlunun davalı ...'in işyerinde çalıştığını, müvekkilinin oğlunun davalı ...'in işyerinde zimmetine para geçirdiğinin anlaşıldığını, davalının beyanı üzerine davalı ...'e elden 42.000,00 TL ödendiğini, yine davalı ... tarafından 24.096,66 TL yekün tutar çıkarıldığını, davalının el yazısı ile "...'a ...n'ın borcu kalmamıştır" yazıldığını, borcun kalmamasının nedeninin müvekkilinin davalı ...'e 24.000,00 TL bedelli bono vermesi olduğunu, bu bononun tahrif edilerek 124.000,00 TL haline getirildiğini, dosyalardaki alacağın önce davalı ...'ya ardından davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek söz konusu icra dosyalarından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu senetlerin oğlunun zimmetten kaynaklı borcuna karşılık verildiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, davacı her ne kadar dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de yeminin konusunun somut olayda suç teşkil ettiği anlaşıldığından davacıya yemin delilinin hatırlatılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf talebinin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine, davalıların istinaf incelemesi yönünden uygulanmış bir tedbir kararının bulunmadığı ve davalılar ... ve ... lehine tazminata hükmedilme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle bu davalıların istinaf talebinin esastan reddine, Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3829 E. sayılı dosyasına konu 124.000,00 TL bedelli bono yönünden takibin, lehtar alacaklı davalı ... tarafından keşideci davacıya karşı başlatıldığı, davalı ...'ın istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde Mahkemece bu takip dosyası hakkında 28.10.2020 tarihli ara kararla verilen tedbir kararının, davacı tarafın teminatı yatırması üzerine infaz edildiği, dolayısıyla 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72/4 hükmü uyarınca bu davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken tazminat talebinin tümden reddedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bu davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine, davalı ...'ın tazminat talebinin kabulü ile, İİK'nın 72/4 hükmü uyarınca Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3829 E. sayılı dosyada tedbir konulan 124.122,30 TL'nin %20'si olan 24.824,46 TL tutarındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, diğer davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7111, K. 2026/4429, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-7111-e-2026-4429-k-ae16f9085573