Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7169 E. 2026/4431 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7169
- Karar No
- 2026/4431
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/382 Esas, 2025/1453 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2023/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2019/... (21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39... ) sayı ile tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi itibarıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) aradığı tescil edilebilirlik kriterlerine sahip olmadığını, tespit dosyalarında dava konusu tasarımların/ürünlerin gerek bizzat davalı taraf, gerekse de dava dışı firmalar tarafından davalının tasarım başvurularından önce kamuya arz edilmiş olduğunun tespit edildiğini, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığının davalı ile müvekkili arasındaki sair davalarda bizzat davalı tarafından delil olarak kullanılmış kataloglar kapsamında ve davalının kendi internet sitesindeki eski tarihli yayınlar karşısında da tespit edilebileceğini, katalogların yayın tarihlerinin tespit edilebilir durumda olduğunu ve davalı tarafından aynı fırınların her rengine veya sadece küçük değişiklikler gerçekleştirilerek her formuna ayrıca tescil alındığını ileri sürerek davalı adına 2019/... (21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39... ) sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını gösterdiği belirtilen tüm görsellerin müvekkilinin tasarımları olduğunu, ancak müvekkilinin tüm tasarımları yeni ve ayırt edici olması nedeniyle tescil edildiğini, sadece fırın değil müvekkilinin tüm tasarımlarının kataloglarda yer aldığını, müvekkilinin tüm tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, bir kısmının tescil tarihinden sonra kataloglarda yer aldığını, bir kısmının ise on iki aylık süre içerisinde tescil amacıyla başvurusunun yapıldığını, dayanak gösterilen tüm katalogların incelendiğini ve tespit dosyalarında tespit edilen katalogların hiç birinde önceki tarihli görsele rastlanmadığını, internet sitelerindeki görsellerle katalogların tamamı için 28.02.2021 tarihindeki görsellerin tespitinin yapıldığını, tarafların üretim tesislerinin birbirine çok yakın olduğunu, davacının dava konusu tasarımların müvekkiline ait ve müvekkili adına tescilli olduğunu uzun yıllardır bildiğini, beş yıldan sonra dava açmakla hakkını kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan deliller ve davanın mahiyeti gereği resen yapılan araştırmaya göre dava konusu tasarımların tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu, bu haliyle yeni ve ayırt edici nitelikte olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarımın hükümsüzlüğünün tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.