Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7157 E. 2026/4430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7157
Karar No
2026/4430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1601 Esas, 2025/1781 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/738 E., 2024/860 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 15.05.2015 tarihinde "Gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/teslimi hizmetlerinin yürütülmesi işi doğrudan temin sözleşmesi" ile "7. Grup ... ile 29.06.2015 tarihinde 7. Grup ... 3 ay süreli doğrudan temin sözleşmesinin" akdedildiğini, davacı şirketin 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalı şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamını davalı şirkete ödediğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'nin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kalındığını, davalı şirket adına vergi dairesine yatırılan toplam 1.327.807,66 TL’nin iade edilmesinin davalı taraftan talep edildiğini, ancak davalı şirketçe haksız şekilde elinde bulundurduğu söz konusu tutarların iade edilmediğini, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam ve peşin ödenmiş olması sebebiyle davacı üzerinde kaldığını, bu nedenle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, davalı tarafın açıkça kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 1.327.807,66 TL'nin 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5. İş Gücü Temin Hizmetleri başlıklı maddesinin 2.1.3.2.5.1. maddesinde Tevkifat Uygulanacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı, tebliğin (1/C-2.1.3.1/A ve B) bölümünde sayılanlar yönünden (9/10) olarak belirlendiği, Tebliğin "Kapsam" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesine göre, işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karinelerin göz önünde bulunduracağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 27. maddesinde ise yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümler çerçevesinde yükleniciye ait olduğunun, PTT'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığının kararlaştırıldığı, dava dışı kişiler tarafından, davacı PTT'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Ankara Vergi Mahkemesinde açılan davalarda mahkemece şirket tarafından üstlenilen işin iş gücü temini niteliğinde olduğu anlaşıldığından, yapılan 9/10 oranındaki KDV tevkifatının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği ve kararların Danıştay 4. Dairesi tarafından onandığının tespit edildiği, somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı şirket tarafından üstlenilen işin iş gücü temin niteliğinde olduğu, yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi Tevkifatında hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak ödenen KDV bedelinin istirdadı talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7157, K. 2026/4430, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-7157-e-2026-4430-k-c70c2ddd10b9