Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6983 E. 2026/4428 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6983
Karar No
2026/4428
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1564 Esas, 2025/1742 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/62 Esas, 2023/252 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalıya ait emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya toplamda 393.849,80 TL ödendiğini, dava konusu kazanın sigortalı emtiayı taşıtan ... plakalı aracın yine sigortalı emtianın taşındığı ... plakalı araca arkadan çarpması şeklinde meydana geldiğini, kazanın oluşumunda dava konusu taşımayı yapan araç sürücüleri kusurlu olduklarından, dava konusu taşımayı üstlenen davalıların, müvekkili tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen hasar bedelinin davalı taşıyanlardan tahsili amacıyla başlattıkları icra takiplerinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşımada kullanılan araçların diğer davalı taşıyıcıya ait olduğunu, bu nedenle müvekkiline sorumluluk atfedilemeyeceğini, ayrıca dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava konusu taşımayı gerçekleştiren araç sürücülerinin de bir kusurunun bulunmadığını, ekspertiz raporunda belirlen hasar miktarlarının fahiş olduğunu, CMR hükümlerine göre taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; taşımada görev alan araç sürücülerinin kusurlu olmadığını, yol güzergahının buzlanma ve aşırı sis nedeniyle görüş mesafesinin düştüğünü, taşıma yapılan araçlarına arkadan çarpma sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı olarak davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelini, üst taşıyıcı .... Ltd. Şti. ve fiili taşıyıcı olan .... Ltd. Şti.'den rücuen tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin işbu davada, dava konusu hasarın meydana gelmesinde dava dışı ... plakalı yolcu otobüsünün sürücüsünün tamamen kusurlu bulunduğu, davalıların, davaya konu kaza sebebiyle kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, davalı taşıyıcıların, kazanın meydana gelişi incelendiğinde, kazadan kaçınma ve sonuçlarını önleme imkanlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı sigortacı tarafından sigortalıya ödenen emtia zarar bedelinin zarar sorumlusu olduğu iddia edilen taşıyanlardan rücuan tahsili istemiyle başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6983, K. 2026/4428, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6983-e-2026-4428-k-97650d35baa0