Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/316 E. 2026/4485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/316
Karar No
2026/4485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1768 Esas, 2025/2040 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/257 E., 2022/421 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişi tarafından ... numaralı ''medship shipping&trading" ibareli marka için 12, 35, 37, 39. sınıflarda tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edildiğini, başvuru sahibinin itirazı üzerine davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile itiraz kabul edilerek başvurunun devamına karar verildiğini, müvekkilinin ....” seri markalarının olduğunu, taraf markaların aynı sınıflarda bulunduğunu, markanın görsellerindeki benzerliğin karıştırma ihtimalini güçlendirdiğini, "...." markasının müvekkiline ait markaların tanınırlığından haksız bir avantaj sağladığını ileri sürerek dava konusu Kurum kararının iptaline; dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacının itiraz sebeplerini genişletmesine muvafakat etmediklerini, davacının itirazının kaynağının "..." kelimesi olduğunu, bu ibarenin ön takı niteliği taşıdığını, "..." ibaresinin "..." anlamındaki ''..." kelimesinin İngilizce dilindeki karşılığının kısaltılmış hali olduğunu, müvekkilinin davacının adını veya ticari itibarını piyasada kullandığını gösteren emare veya iddianın bulunmadığını, marka şekilleri arasında gözle görülür farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel benzerlik yoksa da sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ".. ." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Kurum kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, taraf markalarının "..." asıl unsurlu olduğu ve aynı veya benzer emtia yönünden kullanılmak istendiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya ilişkin Kurum kararının iptali ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/316, K. 2026/4485, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-316-e-2026-4485-k-78bae3f0caa6