Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/315 E. 2026/4490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/315
Karar No
2026/4490
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1795 Esas, 2025/1991 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/264 E., 2023/304 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin 2020/... sayılı "..." ibareli markasının 35... . sınıf hizmetlerde tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı itirazının davalı Kurum kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." markası ile davaya konu marka başvurusu arasında işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunduğunu, Kurum nezdinde başvuru aşamasında itiraza dayanak yapılan markaların haricinde, müvekkilinin "..." ibareli 2015/... sayılı markasının 35... . sınıflarda tescilli olduğunu, markalar arasındaki işaret benzerliği yanında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek Kurum kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davalının markalarının farklı olduğunu, müvekkilinin markasındaki şekil unsurunun ayırt ediciliğinin bulunduğunu, taraf markalarının tüketici kitlesinin farklı olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının haklı bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin davacının markasından haksız bir menfaat temini ya da davacının markasının itibarının veya ayrıt ediciliğinin zarar görmesinin söz konusu olmadığını ve başvurunun kötüniyetle yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında "..." ve "..." ibarelerinin öne çıktığı, taraf markaları arasında görsel ve sesçil benzerliğin bulunduğu, dava konusu markanın kapsamında bulunan 35. sınıftaki 11, 12... . sınıflardaki malların satış hizmetleri dışında tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, işin uzmanı olmayan, makul düzeyde bilgilenmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davaya konu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12... . sınıf malların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın davacının itiraza mesnet markalarından farklı olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle markalar arasında yanılgı yaşayabileceği, her iki markanın aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü uyarınca tanınmışlık koşullarının ispatlanamadığı, ticaret unvanı dahil diğer fikri hakların ihlal edilmediği ve başvurunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile Kurum kararının 2020/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12... . sınıftaki malların satışı hizmetleri dışındaki tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline ve bu emtialar açısından markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusuna gelince; dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (09, 11, 12... . Sınıflara giren tüm emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile 37. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacının itiraza dayanak markalarından 2005/... sayılı "...." ibareli markasının kapsamında 07, 08, 09, 21, 35, 37, 38, 42, 44... . sınıflardaki mal ve hizmetlerin tescilli olduğu, bu tespitler ışığında 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden tescilli olmasa da ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğu, malı üreten işletmenin aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden de markasını tescil ettirmesine gerek bulunmadığından davaya konu marka kapsamında bulunan 37. sınıf hizmetlerin yanı sıra 35. sınıftaki 09... . sınıf malların satışı hizmetleri yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, tarafların markaları karşılaştırıldığında marka işaretlerinin benzer olduğu, markalar arasında oluşan görsel, işitsel benzerliğin ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasına ve davalının markasının davacının seri markalarının devamı olarak algılanmasına neden olacağı, ancak davacının "..." ibareli tanınmış markasının tanınmışlığının "bankacılık sektörüne" ilişkin olup davaya konu markada kalan hizmetlere sirayet etmeyeceği, davacının itiraza dayalı markalarının kapsamındaki 35. sınıftaki 09... . sınıf malların satışı hizmetleri ile 37. sınıftaki hizmetler yönünden taraf markaları arasında marka işaret ve emtia benzerliğinin gerçekleştiği dikkate alınmadan 21. sınıftaki malların satışı yönünden de Kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince Kurum kararının dava konusu edilen 2020/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline ve markanın bu emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde 21. sınıftaki malların satışı hizmetlerinin marka kapsamında bırakılmasına neden olacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile Kurum kararının dava konusu 2020/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, davaya konu 2020/... sayılı markanın 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; marka ile ilgili nihai Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/315, K. 2026/4490, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-315-e-2026-4490-k-bd1021b67add