Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/2897 E. 2026/2735 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2897
Karar No
2026/2735
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1044 Esas, 2026/54 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2024/841 E., 2025/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar yargılamanın yenilenmesini talep edenler vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... A.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi sonucu mevduatlarının ... ... Ltd.’ye aktarıldığını, müvekkillerinin İstanbul 2. Asliye ... Mahkemesinin 2002/856 E. sayılı dosyasında açtıkları davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.03.2012 tarihli ilamıyla işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle anılan kararın bozulduğunu, bozma üzerine İstanbul 19. Asliye ... Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ilamı ile ıslah edilen tutarlar da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.05.2014 tarihli ilamı ile bozma sonrası ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozulduğunu, İstanbul 14. Asliye ... Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ilamıyla bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın, dava dilekçesindeki harca esas değer üzerinden kabulüne ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiğini, müvekkillerinin temyizi üzerine kararın Yargıtayca onandığını, müvekkillerin karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, kararın bu haliyle kesinleştiğini, İstanbul 2. Asliye ... Mahkemesinin 2002/856 E. 2004/354 K. sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verildiğinden davanın esasına hiç girilmediğini, bozma ilamı sonrasında ilk defa işin esasına girildiğini, bilirkişi raporu alındığını ve dava konusu miktarın ıslah edilme imkanının bu aşamadan sonra doğduğunu, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmasının mümkün olmadığını, husumetten red kararının bozulmasından sonra esasa yeni girildiği ve ek bir tahkikata gerek bulunmadığı için ıslahın Yargıtay içtihadı birleştirme kararı ile korunan amaca ters düşmediğini, 1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile 1948 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen hususlar açıklığa kavuştuğundan yeniden tahkikata geçilmiş olması sebebiyle dava konusu taleplerin ıslah edilmesinin mümkün hale geldiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 177/2 hükmü ile bu hususun açıklığa kavuşturulduğunu, 1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile 1948 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının müvekkili bakımından uygulanması imkanı kalmadığını, müvekkilleri hakkındaki kararın yargılamasının iadesi gerektiğini ileri sürerek yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut dava bakımından HMK'nın 375. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın esasa girmeden usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından ileri sürülen nedenlerin yasada sınırlı sayıda belirlenen yargılamanın iadesi nedenlerinden olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına ... olmadığına, 07.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/2897, K. 2026/2735, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-2897-e-2026-2735-k-f39b7f2fd6ea