Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1390 E. 2026/2153 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1390
- Karar No
- 2026/2153
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1040 Esas, 2025/572 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; takip alacaklısı davalı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine .... Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı gösterilen bononun incelenmesinde açıkça görüleceği üzere borç miktarı kısmında, rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı ile "sekiz yüz seksen TL" yazılı olduğunu, davalı takip alacaklısı tarafından 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676. maddesinde "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığını, anılan kanun hükmü gereğince senet metninde yer alan ve yazı ile belirtilen rakam üzerinden icra takibi yapılması gerekirken, rakamla belirtilen kısım üzerinden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara .... Genel İcra Dairesi'nin 2020/2609 E. sayılı dosyasından, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket eden davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötüniyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde yargılama sırasında davaya konu edilen takibe dayanak senette herhangi bir tahrifat bulunmadığı, tahrifatın olmadığı durumlarda senette yazıyla yazılan kısım ile rakamla yazılan kısmın farklı olması durumunda 6102 sayılı Kanun'un 778. maddesi yollaması ile anılan Kanun'un 676. maddesi "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmü gereğince yazı ile yazılana itibar edileceği, açıklanan durum karşısında uyulan Yargıtay ilamı da dikkate alınarak takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, ancak; eldeki dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, davalıların takipte kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden davacının kötüniyet tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile.... Genel İcra Dairesi'nin 2020/2609 E. sayılı dosyasında davacının davalıya 879.120,00 TL ana para, faizi ve diğer ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.