Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6877 E. 2026/4345 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6877
Karar No
2026/4345
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/91 Esas, 2025/1319 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2023/554 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının, alacaklı sıfatıyla takas odasına sunduğu keşidecisi müvekkili ... (... . Ltd. Şti.) ve lehtarı müvekkili ... (... Ltd. Şti.) olan, 14.01.2023 vade tarihli, 450.000,00 TL bedelli çek ve 21.01.2023 vade tarihli, 450.000,00 TL bedelli çekten mütevellit toplam 900.000,00 TL bedelli iki adet çekin arka yüzünde gözüken kaşe ve ciro imzanın müvekkili lehtar şirkete ait olmadığını, çekin kargoda çalındığını, çek iptal davası açılıp tedbir kararı alındığını, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, davalıdan önceki cirantaların cirosunun sahte ve bu şirketlerin tabela şirketleri olduğunu, davalının kötü niyetle çeki ciro ile aldığını ileri sürerek lehtar ve keşideci olan müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 01.03.2023 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının alacaklı sıfatıyla takas odasına sunduğu, keşidecisi ... Ltd. Şti., lehtarı ise ... Ltd. Şti. olan, 14.01.2023 tarihli, 450.000,00 TL bedelli çek ve 21.01.2023 tarihli, 450.000,00 TL bedelli çekten mütevellit toplam 900.000,00 TL bedelli iki adet çekin arka yüzündeki müvekkili lehtar ... Ltd. Şti.’ye ait gözüken kaşe ve ciro imzanın müvekkil lehtar şirkete ait olmayışı, çekin çalıntı oluşu, sahteliği, ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle, çeki bankaya ibraz eden ve çekin alacaklısı olarak gözüken.... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin yetkili/meşru hamil olmadığını, müracaat hakkı bulunmadığını ileri sürerek müvekkillerinin, asıl alacak ve fer’ileri için lehtar ve keşideci müvekkilleri yönünden arada hiç bir hukuki ticari ilişki olmayışı nedenleriyle alacıklı görünene borçlu olmadıklarının tespitine, çeklerin iptaline, icra takibine konu edilen çekin lehtarı ... Ltd. Şti. yönünden; imzaya/ borca itirazlarının kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitiyle senedin (çek) iptaline, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 758. maddesi uyarınca müvekkiline çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ... Ltd. Şti.'nin dava konusu çeklerin keşidecisi olduğunu, keşidenin akabinde lehtarı olan ... Ltd. Şti.'ye verildiğini, davacının, dava konusu çekleri keşide edip çekin lehtarına verildiği yönündeki beyanıyla hem çekteki imzasını, hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiğini, bu nedenle çeklerin keşidecisi olan davacının dava konusu çeklerden ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, çeklerin ... Ltd. Şti. elinde kaybolmasının ve bu şirketin çekin iptali için dava açmasının, davaya taraf olmayan müvekkilini bağlamadığını, davacıyı borçtan kurtarmadığını, davaya konu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilse dahi müvekkilinin tazminatla sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine ve %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehtar adına atılan cirodaki imzanın sahte olduğu, çeklerin rıza dışı kaybolduğu ve cirolarla davalının eline geçtiğinin beyanlar ve belgelerden anlaşıldığı, davalının ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığının incelenmesine geçildiği, alınan bilirkişi raporundan davalının, kendisinden önceki ciranta ile arasında bir mal veya hizmet alım satımı bulunmadığının, avans çeki mahiyetinde ciro olduğunun anlaşıldığı, davalı ve diğer cirantaların taraf olduğu benzer çok sayıda dava olduğunun görüldüğü, tacir olan tarafların basiretli bir iş adamı gibi davranma ve düzenli defter/ kayıt tutmakla yükümlü oldukları, davalının iyi niyetli olduğu savunması karşısında, davalı ile kendisinden önceki ciranta arasında gerçek bir mal veya hizmete ilişkin kayda rastlanmadığı, davacıdan sonraki ... unvanlı ciranta ile davalının aynı adreste bulunduğu, davalı ve ... unvanlı cirantanın bir ticari faaliyetinin olmadığı, davalının yevmiye defterinin kapanış kaydının bulunmadığı, davalı aleyhinde benzer çok sayıda dava açıldığı, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu çekleri gerçek bir alacağa karşılık olmaksızın sırf tahsil amaçlı aldığı, kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, ...Ltd. Şti.’nin keşideci olduğu, çekin iadesinde ve menfi tespit davasında hukuki yararı ve aktif husumetinin bulunmadığı, husumet ve hukuki yararın lehine çeki elinde bulunduran lehtara ait olduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, dava konusu çekler nedeni ile anılan davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti.’ne iadesine, davalı kötü niyetli olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 180.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti.’ne verilmesine karar verilmiş, karar davacı ...Ltd. Şti. vekili ile davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; Mahkemece davaya konu çekler üzerindeki ciro imzalarının davacı ... Ltd. Şti. yetkilisine ait olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığına karar verilmişse de, davalı tarafın imzaların davalı şirket yetkilisine ait olduğuna dair bir istinaf talebinde bulunmadığı, bu durumda davacı ... Ltd. Şti.ye atfen atılan imzanın sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle Mahkemece bu davacı yönünden borçlu olmadığının tespiti davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde görüldüğü, ancak, çekler üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğu, davalının iyi niyetli hamil sıfatını taşıdığı, davalının kötüniyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve çekin istirdatına karar verilmesinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ve çek istirdatına ilişkin istinaf taleplerinin kabulüne karar verildiği, davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece davacının çekin iadesi ve borçlu olmadığının tespiti davası açmakta aktif husumet ehliyetinin ve hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesiyle bu davacının açtığı davanın usulden reddine karar verilmişse de, tam ıslah dilekçesinde çekin iadesi talebinin yalnızca davacı ... Ltd. Şti. tarafından talep edildiği, davacı ...Ltd. Şti.’nin çekin kendilerine iadesi talebinin bulunmadığı, yalnızca borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açtığı, çeki keşide eden ve hakkında icra takibi yapılan davacının borçlu olmadığının tespiti davasını açmakta taraf ehliyetinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, Mahkemece bu davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, dava konusu çeklerin keşidecisi olan ve çeklerdeki imzalarını inkar etmeyen davacı ... Ltd. Şti.’nin imzaların istiklali ilkesi gereğince lehtarın cirosunun sahte olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep edemeyeceği, menfi tespit davasının esastan reddine karar verilmesi gerektiği, ne var ki; talebin esastan reddi gerekirken usulden ret kararı verilmesi hatalı olsa da aleyhe bozma yasağı kapsamında davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davacı .... Tic. İth. İhr. Limited Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... yönünden aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, davacı ...’nin menfi tespit davasının kabulü ile, dava konusu çekler nedeni ile davacı ...’nin davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek istirdatı talebinin reddine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ...Gıda Ltd. Şti.'nin keşide ettiği, lehdar davacı ... Ltd. Şti. elinde iken çalındığı iddia olan çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6877, K. 2026/4345, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6877-e-2026-4345-k-2774337b9249