Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6235 E. 2026/3314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6235
Karar No
2026/3314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1233 Esas, 2025/1371 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/382 E., 2021/602 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye Elektrik İletim A.Ş. İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünce 18.08.2016 tarih ile ihale edilen, Trafo Merkezleri için, 2 adet panik barlı yangın kapısı alımı işinin yüklenici davalı şirket üzerinde kaldığını, ancak yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmediği için 01.09.2016 tarihinde imzalanan sözleşmelerin feshedildiğini, 13.06.2017 tarihinde yeniden ihale yapılarak ... Mühendislik Taah. İnş. Ltd. Şti. uhdesinde sözleşme imzalandığını, davalı yüklenici tarafından taahhüdün süresinde bitirilmemesi ve yeniden ihale edilmesi sürecinde idarenin uğradığı (gecikme cezaları toplamı KDV dahil) 249.710,08 TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 21.04.2017 tarihinden itibaren, iki ihale arası farktan kaynaklı KDV dahil toplam 31,747,66 TL'lik idare zararının doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 281.457,74 TL'nin avans faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmediği için sözleşmenin davacı idare tarafından haklı nedenlerle feshedildiği ancak davacı idarenin sözleşmenin feshedilmesine rağmen, gerekli denetim ve kontrolleri zamanında yapamadığı, 127 gün müdahale etmekte gecikmesi dolayısıyla müsbet zararının oluşmayacağı, davacının talep edebileceği zararın menfi zarar olabileceği, bu menfi zararın ise yaklaşık maliyetlere göre 16.356,66 TL olduğu, 2.601,66 TL basın ilan bedeli ile birlikte menfi zararının toplam 16.356,66 TL olarak bilirkişi raporun da hesaplandığı, yine aynı raporda her iki sözleşmeye istinaden gecikme cezası alacağının 14.870,00TL olarak hesaplandığı, 3065 sayılı KDV Kanununa göre teslim ve hizmet oluşmayan ihale konusu işlemlerdeki gecikme cezası ve tazminat hesaplamalarına KDV ilavesi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.356,66 TL'nin dava tarihi olan 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14.870,00 TL'nin 15.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4735 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda, kanun ile sözleşmeye göre idarenin yükleniciye gönderdiği sözleşmenin feshedileceği ihtarında tanınan süre kadar (olayımızda 10 gün) gecikme cezası hesaplanması gerektiğinin kabul edildiği, Kanun, sözleşme ve emsal kararlara göre, mahkemece 10 gün üzerinden yapılmış hesaplama sonucunda toplam 14.870,00 TL gecikme cezasına karar verilmesi yerinde bulunduğu, akdi haklı olarak fesheden ve kalan işi ikinci defa ihale eden iş sahibinin, sözleşmede açık bir hüküm bulunmadıkça sözleşmeye konu ilk ihale ile ikinci ihale arasındaki farkı değil, yüklenici teklifine en yakın teklif (yok ise olması gereken teklif fiyatı hesaplatılarak) ile fesihten itibaren makul sürede ihale edilmesi sonucunda ve ilk sözleşmeyle aynı koşullarda yapılacak sözleşme fiyatı arasındaki farkı isteyebileceği, eldeki davada da ilk ihalede iki teklif verildiği, davalıdan sonraki ikinci teklifin İkitelli işletmesi için 125.042,00 TL ve ... işletmesi için 101.676,00 TL olduğu, bu tutarların idarenin belirlediği rayiç fiyatların ve davalının teklifinin çok üzerinde olduğundan, davalının teklifine en yakın teklif olarak değerlendirilemeyeceği, davacının ihale rayiç bedeli olarak belirlediği tutarların olması gereken teklif fiyatı olarak kabulü ile belirtilen şekilde hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmediği, davacı tarafından kabul edilen alacaklar için %18 oranı üzerinden KDV miktarının da gecikme cezası miktarına dahil edilmesi gerektiğini iddia edilmiş ise de davacının birinci talebi gecikme cezasının 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 24. maddesinde matraha dahil unsurlar içinde düzenlenmediğinden, hesaplamaya KDV dahil edilmeyeceği, fatura düzenlenmiş olmasının da sonucu değiştirmeyeceği, ikinci talep kapsamında ikinci ihale ile ilk ihaledeki rayiç bedel arasındaki fark olan 13.755,00 TL'nin hesabında dikkate alınan miktarlar bakımından, ikinci ihale belgelerinin tamamı sunulmamış olup o miktara ve ilk ihale için alınmış rayiç değerde KDV'nin dahil olup olmadığı anlaşılamadığından ve ilan ücretinin KDV dahil fiyatı davacıya verildiğinden, bu husustaki istinaf nedeninin benimsenmediği, davadaki birinci talep için gönderilen yazı davalıya 15.05.2017 tarihinde ulaşmış olup, ödeme için 15 gün süre verildiği, buna göre bu alacak için 31.05.2017 tarihinde temerrüt oluşmasına rağmen, 15.05.2017 tarihinden faiz işletilmesi doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı, diğer talep için davalı, davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin yerinde olmadığı, mahkemece kabul edilen toplam miktar 31.226,66 TL olup, davalıdan tahsiline karar verilmesi gereken nispi karar harcı 2.133,10 TL iken hüküm fıkrasında 5.373,75 TL ve buna göre davalıdan alınması gereken 338,13 TL yerine de 3.578,78 TL yazılması doğru değil ise de, bu hesap ve yazım hatası mahkemesince her zaman 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu (HMK) 304. maddesine göre tashih edilebileceğinden kararın kaldırılma sebebi yapılmadığı, istinaf edenin sıfatına göre, vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından davacının istinaf nedeninin de kabul edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan ticari alım sözleşmesinin feshi nedeni ile öngörülen gecikme cezası ile doğan zararın tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6235, K. 2026/3314, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6235-e-2026-3314-k-4670426e9b9a