Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5803 E. 2026/2962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5803
- Karar No
- 2026/2962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2025/1084 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/344 E., 2022/305 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan olan alacağına ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davaya konu alacak haklarını dayandırdıkları senede ilişkin davalı ... ... hakkında açılan ceza davasında davalının açık kabul beyanının olduğunu, takibe konu senedin kendisi tarafından düzenlendiğini ve senede dayanan borcunu ödediğini ifade ettiğini, davalı tarafça akdi ilişkinin doğrulanarak, işçilik alacaklarının davacıya ödendiğinin savunulduğunu, ödeme yükümlülüğünü ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini ileri sürerek borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takip konusu edilen 15.03.2019 tarih, 23.000,00 TL bedelli senet aslının davalının uhdesinde olduğunu, senet bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğini, senet aslının davalı tarafından teslim alındığını, bu sebeple 15.03.2019 tarihli senedin icra takip konusu yapılmasının yasal olmadığını, davalının borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından 15.03.2019, 15.04.2019, 15.05.2019 vade tarihli 3 adet bonoya dayalı olarak toplam 82.718,71 TL için ilamsız takip yapıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinde takibe konu senet örneklerinin İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/239 E. sayılı dosyasında bulunduğu, davalının senedin kendisi tarafından düzenlendiğini kabul ederek ödeme iddiasında olduğu, temel ilişkiyi kabul ettiği, ödediğini ispat etmesi gerektiğinden bahisle itirazın iptalini istediği, davalının cevap dilekçesinde 15.03.2019 tarihli 23.000,00 TL bedelli senet aslının davalının uhdesinde bulunduğunu belirttiği, bunun senet bedelinin davacıya ödenerek senet aslının davalı tarafından teslim alındığını gösterdiğini, takibe konu diğer senetlerin davacı tarafından ibraz edilemediği, senet aslı yahut fotokopisini sunulmadığı, icra dosyasında veya ağır ceza dosyasında söz konusu senetlerin bulunmadığı, ağır ceza dosyasındaki yargılamanın dava konusu senetlerle ilgili olmadığı senetlerden birinin bedelinin ödenerek aslının davalı tarafından geri alındığı, diğer ikisinin ise aslının yahut fotokopisini davacı tarafından ibraz edilemediği, alacağın varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.