Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5513 E. 2026/2638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5513
- Karar No
- 2026/2638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/26 Esas, 2025/584 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye ... Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E., 2022/891 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, dava dışı şirketin kredi borçlarını vadesinde ödenmediğini, bunun üzerine borçlu ve kefillere ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı kefillerin borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların kefil olduğu işletme kredisinin Kredi .. Fonu A.Ş. (..) güvencesinde bir kredi olduğunu, alacağın tahsil edilmesi durumunda kamu kurumu niteliğinde ..'ye aktarılacağını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların kefaletlerinin geçersiz olduğunu, davacının geçersiz kefalet sözleşmesine dayanarak takip yapmasının kötüniyetini gösterdiğini, müvekkillerin davaya konu borçtan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesinde düzenlenen yasal şekil şartlarını içermediği, anılan Yasa hükmündeki şekil/geçerlilik şartına rağmen azami limitin, kefalet tarihinin ve türünün davacının eli ürünü olması şartına gerek görmeden kredi kullandıran davalı bankanın daha sonra şekil şartı eksikliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından davalı kefillerin kefalet taahhüdü olmaması halinde açılamayacağı ve kredinin kullanıldırılmasının salt kefilin davranışları ile uyandırdığı kefalete dayalı bulunduğunun ispatlanamadığı, kredi borcunun .. tarafından kapatılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kredi .. destekli olup kredi borcunun .. tarafından kapatılmış olduğu, davalı kefillerin şekil noksanlığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması vasfında olduğunun davacı banka tarafından ispatlanamadığı, şekil şartlarına uymayan davalı kefaletlerinin geçersiz olduğu, kötüniyet tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı, Mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ...'nin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.