Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5480 E. 2026/2354 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5480
Karar No
2026/2354
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2297 Esas, 2025/1104 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/204 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ...'ın konut satışı için anlaştığını, sonrasında müvekkilleri ile dava dışı kişi arasında temlik yapıldığını, sözleşmede KDV oranında azalma halinde alıcıya iade yapılacağı belirtilmesine rağmen oluşan KDV farkının müvekillerine ödenmediğini buna dair açılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça bahis konusu edilen KDV indirimine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının geriye yürüyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile davacı ve şirket yetkilisi arasında 22.12.2018 tarihinde düzenlenen tutanakta "... numaralı konutumu ve anahtarları satış sözleşmesi ve eki mahal listesine uygun olarak tam ve eksiksiz teslim aldım" denildiği, tapu satış tescilinin 28.12.2018 tarihinde gerçekleştirildiği, davalı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 12.12.2015 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi bedelinin %18 KDV üzerinden hesaplandığı ve yapılan ödemelerin %18 KDV dahil bedel üzerinden ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, buna mukabil davalı tarafından davacı şirket adına 28.08.2018 tarihli (%8 KDV dahil) 1.096.654,68 TL tutarında fatura düzenlendiği, bu faturanın üzerindeki KDV oranının, mevzuat değişikliği sebebiyle %8 KDV oranı üzerinden düzenlenmiş olduğu ve söz konusu oran değişikliğinin fatura düzenlendiği tarih ile tapu tescilinin yapıldığı tarihi de kapsadığı, dolayısıyla KDV oranındaki azalışın hem fatura düzenlendiği tarihte hem de tapu tescili yapıldığı tarihte geçerli olduğunun tespit edildiği ve bu durumda mevzuat değişikliği ile KDV oranındaki azalıştan dolayı davalıya fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığı, dava dışı ... ile ... arasında düzenlenen 12.12.2015 tarihli sözleşmede ödenecek KDV tutarının 182.775,81 TL olduğu ve davacıya düzenlenen 28.08.2018 tarihli faturada ise 81.233,68 TL olarak KDV tutarının hesaplandığı göz önüne alındığında (182.775,81 TL - 81.233,68 TL) = 101.542,32 TL tutarında KDV yönünden fazla ödemenin mevcut olduğunun tespit edildiği, davalı taraf ile alacağı davacıya temlik eden arasında düzenlenen 12.12.2015 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinde sözleşme bedelinin %18 KDV üzerinden hesaplandığı ve yapılan ödemelerin %18 KDV dahil bedel üzerinden ödenmiş olduğu, ancak sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuat değişikliği ile %18 vergi oranına tabi konutların 31.10.2018 tarihine kadar teslimlerinde %8 vergi oranının uygulanacağının belirtildiği, her ne kadar söz konusu taşınmaz 22.12.2018 tarihinde düzenlenen tutanakla teslim edilmiş ise de yani fiili teslim 31.10.2018 tarihinden sonra yapılmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede teslim tarihinin 01.11.2017 tarihinde olması nedeni ile davalı tarafın sözleşmede yer alan teslim tarihine uymayarak taşınmazı geç teslim etmesinin olumsuz sonuçlarını satın alana yansıtamayacağı, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin 1-3. maddesinde "Mevzuat değişikliği nedeniyle KDV tutar ve oranında azalma olması halinde oluşacak fark alıcıya iade edilecektir" şeklinde açık hüküm bulunduğu, bu düzenlemede taşınmazın fiili tesliminin 31.10.2018 tarihinden önce veya sonra yapılması arasında bir ayrıma gidilmemiş olduğu, davalı tarafça her ne kadar mevzuat değişikliğinin geçmişe etkili olmayacağı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme serbestisi içerisinde sözleşmeye bunun aksine hüküm koyarak mevzuat değişikliği ile KDV oranında indirim yapılması durumunda bunun alıcıya iade edileceğini açıkça kararlaştırdıklarından ve davalının sözleşme yaparken basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğinden davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, alacak tutarının mevzuat değişikliğinden kaynaklanan KDV indirimi nedeni ile 101.542,32 TL olup bu kapsamda yapmış olduğu takibin kısmen yerinde olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine göre yapılan değerlendirmede takip ve dava konusu alacağın taraflarca kabul edilen ve bilinen taşınmaz satış sözleşmesinden ve buna bağlı olarak yapılan mevzuat değişikliğinden kaynaklandığı, icra inkâr ve kötüniyet tazminatına karar verilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Büyükçekmece 3. İcra Dairesi'nin 2020/2142 E. sayılı dosyasında yapılan takibin kısmen iptaline, takibin 101.542,32 TL asıl alacak üzerinden devamına, geriye kalan kısmın iptaline, 101.542,32 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12.822,68 TL alacak tutarı üzerinden davalı lehine %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konut satış sözleşmesinde açıkça mevzuat değişikliği sebebiyle ödenen fazla KDV miktarı bulunması halinde iade edileceğinin kararlaştırılması karşısında davacının tacir olması sebebiyle ödediğini geri isteyemeyeceğine ilişkin savunma ve istinaf sebebine itibar edilmesinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen ve bu kişi tarafından davacıya alacağın temliki ve borcun nakli sözleşmesi ile devredilen 12.12.2015 tarihli konut satış sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin düzenleme tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuat değişikliğine göre KDV oranında indirim yapılması sebebiyle ödenen fazla KDV miktarının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5480, K. 2026/2354, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5480-e-2026-2354-k-2fca4e30da35