Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5452 E. 2026/3110 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5452
Karar No
2026/3110
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/932 Esas, 2025/1166 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/104 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2020/140746 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(SMK) 6/1,4,5 ve 9 hükümlerine dayalı olarak, 2006 48468 sayılı "s rossi", 179826 sayılı "...", 129161 sayılı "..." ve 2004/37540 sayılı "miss rossi" ibareli markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan incelemede, SMK'nın 6/1 hükmüne dayalı olarak müvekkilinin belirtilen markalarıyla dava konusu markanın karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle başvuru kapsamından 25. sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." mallarının çıkarıldığını, bununla birlikte 35. sınıftaki hizmetler yönünden müvekkilinin yayına itirazının reddedildiğini, bu karara müvekkili tarafından yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, YİDK kararında belirtilen markaların mal-hizmetlerin sınıflarının yüksek benzerlik taşıdığını, davalı Kurum tarafından reddedilen mal ve hizmet sınıfı bakımından da iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun 35. sınıf yönünden de reddinin gerektiğini, YİDK kararının bu açıdan yerinde olmadığını, itiraza mesnet markalarının tanınmış olduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2022-M-6009 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yapılan başvurunun tesciline karar verilen hizmetler bakımından da davacının kısmen redde mesnet alınan markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tanınmışlıktan kaynaklı tescil engelinin varlığından söz edilemeyeceği, davacının itiraza mesnet markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin somut olarak ispat edilemediği, davalının kötüniyetli olmadığı, TÜRKPATENT YİDK'in 2022/M-6009 sayılı kararının tescile konu edilen tüm mal ve hizmetler yönünden iptali koşullarının oluştuğu, dava konusu markanın karar tarihi itibariyle tescil edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2022/M-6009 sayılı kararının tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5452, K. 2026/3110, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5452-e-2026-3110-k-0d18fbd08e65