Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5127 E. 2026/2194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5127
- Karar No
- 2026/2194
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/95 Esas, 2025/1248 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/272 E., 2024/626 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sermaye arttırımı sonucu taahhüt ettiği sermaye payı borcunu süresinde ödemediğini ileri sürerek 540.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili yönünden ıskat hakkını kullanan davacının tekrar müvekkili aleyhine işbu davayı ikame edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sermaye artırımından kalan 3/4 orana isabet eden 540.000,00 TL'yi ödemediği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacı şirketin ortaklarıyla ilgili yapılan cezai kovuşturma sonunda davalı adına kayıtlı hisseler Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve 2021/2528 E., 2023/182 K. sayılı ilamı ile müsadere edildiği için, davacının tasfiye payı alamayacağı, şirketin alacaklarına karşı ancak taahhüt ettiği sermaye bedeli ile sorumlu olacağı, şirkete karşı sorumluğunun ancak pay sahipliği devam ettiği sürece bulunduğu, ıskat veya payların devri halinde sermaye koyma borcunun sona erdiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 501/2 hükmü kıyasen uygulandığında pay sahipliği sona erdirilen davalıdan iştirak taahhüdüne konu paranın istenemeyeceği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 26.09.2016 tarihli ... Gazetesi ilanına göre, davacı şirkete Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2016 tarihli kararı ile kayyım atandığı, bilahare Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.09.2016 tarihli ara kararı ile kayyımlıklar sona erdirilerek yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesine karar verildiği, davacı şirketin iştirak tablosuna göre davalının 30.12.2021 tarihinde davalı şirket hisselerinin 1.200.000,00 TL karşılığı 75 adet hissesini devraldığı ve şirket ortağı olduğu, 26.05.2014 tarihli ... Gazetesi'nde ilân edilen sermaye arttırım kararına göre 1.920,000 TL karşılığı 1.920.000 adet hisse sahibi olduğu, 29.03.2023 tarihli kayda göre paylarının Hazine adına tescil edildiği, davalı hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 E., 2018/707 K. sayılı ilamıyla mahkumiyet kararı verildiği, ayrıca davalı sanığın ortağı olması nedeniyle kayyım atanan ve kayyımlık görevi TMSF'ye devredilen tüm şirketlerdeki hisselerinin müsaderesine, soruşturma aşamasında sanıkların ortaklıklarındaki şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanması kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına karar verildiği, hükmün Yargıtay 3. Ceza Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek '' ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin iyi niyetli pay sahipleri ile üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine'' ifadesi eklenerek düzeltilerek onandığı, 23.01.2023 tarihinde kesinleştiği, ... Gazetesi'nin 03.04.2023 tarihli nüshasında davacı şirketin ''Tek Ortaklık Bilgisi (Müsadere)'' başlıklı ilanının yer aldığı, müsadere kararı uyarınca Maliye Hazinesi adına tescil ve ilan edildiği, TTK'nın 501/2 maddesi uyarınca esas sermayenin arttırılması sırasında iştirak taahhüdünde bulunan kimsenin payını başkasına devretmesi hâlinde bedelin henüz ödenmemiş olan kısmının kendisinden istenemeyeceği, mezkûr maddede payın başkasına devrinden bahsedildiği, devrin şekline ilişkin herhangi bir istisnaya yer verilmediği, somut olayda davalının davacı şirketteki hisselerinin müsaderesine dair kararın kesinleştiği, hisselerin Hazine adına tescil edildiğinin 03.04.2023 tarihli ... Gazetesi'nde ilân edildiği, bu hâliyle davalının dava tarihi itibariyle davacı şirkette hissedar olmadığı, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sermaye arttırımı taahhüdüne uyulmamasından dolayı alacak talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.