Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/795 E. 2024/8850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/795
- Karar No
- 2024/8850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1503 Esas, 2023/1450 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/106 E., 2020/346 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 2019 03934/21 sıra numaralı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin bu başvuruya 2016 03394/27, 2015 04900/1-2 sıra numaralı tasarımlar ve 2011/110653 sayılı markaya dayanarak itiraz ettiğini, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile itirazın kabul edilerek başvurularının nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirket tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığını, yenilik değerlendirmesinin tasarımın bütünü esas alınarak yapılacağını, müvekkili şirketin kendisi adına tescilli tasarım üzerinde değişiklikler yaparak yeni bir tescil başvurusunda bulunması sırasında bu hususların aranmasını beklemenin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ile bağdaşmayacağını, davalı Kurumun tasarımlar arasında benzerlik değerlendirmesinde bilgilenmiş kullanıcı kriterini hiçbir şekilde dikkate almadığını, tasarımcının hareket alanının da dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin tasarımını oluştururken dikkat çekecek nitelikte renkler, ürün içeriğine yönelik görseller kullanarak gerekli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı yan başvurusuna konu tasarımın, müvekkil şirket adına 2015 04900 kod numarası ile tescilli 1 sıra numaralı “kase ambalaj” ve 2 sıra numaralı “kapak (kase ambalaj için)” tasarımları ile aynı olduğunu, ayrıca davacı ...Ş.’ye ait 2016 03394/27 nolu ambalaj deseni tasarımı ile de birebir aynı olduğunu, YİDK kararı ile müvekkil şirket itirazlarının kabulüne ve davacı yanın tasarımının iptaline karar verildiğini, söz konusu kararın müvekkili şirket adına tescilli 2015 04900/1-2 sıra numaralı tasarımlar ve 2011/110653 sayılı marka yönünden yerinde olmamakla birlikte, 2019 03934/21 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen 2016 03394/27 sıra numaralı tasarımın genel izlenim itibariyle benzer görülmesi ve sonuç itibariyle dava konusu davacı tasarımının ayırt edici nitelikten yoksun bulunması ve dolayısıyla tescilinin iptaline karar verilmesi bakımından yerinde olduğunu, bir tasarımın hukuken korunması için yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğini, müvekkile ait “...", "PINAR ...” ibaresini kullanamayan başvuru sahibi müvekkile ait markaya benzeyen ve tüketicide aynı firmaya ait olduğu izlenimi yaratan “...” ibaresini kullanarak tüketiciyi yanıltma amacı güttüğünü, davacının kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen müvekkil şirket adına tescilli “...” ibareli markalara tecavüz oluşturacak şekilde “...” markalı ürünleri piyasaya sürdüğünü, davacı tasarımının bilgilenmiş kullanıcının yanılmasına sebebiyet vereceği ve haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2019/03934-21 nolu tasarımının, mesnet gösterilen 2015 04900/1-2 nolu davalı tasarımları ve 2011/110653 sayılı davalı markası karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını taşıdığı, davacının 2019 03934/21 nolu tasarımının, mesnet gösterilen 2016 03394/27 nolu davacı tasarımı karşısında yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davaya konu tasarımın davalı şirketin ambalaj tasarımları ve markası karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, ancak davacı şirket tarafından daha önce tescil ettirilen tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşılamadığı, davalı tarafın kötüniyet ve haksız rekabet iddialarının kanıtlanmadığı, YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya ve davalı şirkete ayrı ayrı yükletilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.