Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5726 E. 2024/7191 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5726
Karar No
2024/7191
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/954 Esas, 2023/954 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/67 E., 2020/270 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şahısça yapılan 2018/96634 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna, önceki tarihli markalara iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, başvurunun iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, markaların farklı kesimlere hitap ettiğini, kötü niyete ilişkin delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, markalar arasında sadece ikinci ve beşinci harflerin ayniyet taşıdığı, bu harfler dışında benzer harf bulunmadığı, işitsel olarak değerlendirildiğinde ise, davalı markasını gören tüketicilerin davalı markasını “...” şeklinde telaffuz etmeleri ihtimalinde, düşük seviyede işitsel benzerlikten bahsedilebileceği, bununla birlikte “...” şeklinde telaffuz edilmesi ihtimalinde, taraf markalarının işitsel olarak da farklı olduğu, anlamı olmayan kelimeler olmaları nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal benzerlikten de söz edilemeyeceği, "..." olarak telaffuz halinde, bu ibarenin Elâzığ ağzında "kardeş" ve "ağabey" anlamlarına geldiği, dolayısıyla "..." kelimesinin anlamını bilen ortalama tüketici bakımından, işitsel olarak düşük düzeyde benzerlik bulunmasına karşın, kavramsal farklılık nedeniyle iltibas tehlikesinin bertaraf edileceği, böyle olmasa bile işitsel olarak düşük düzeyde benzerlik bulunmasının tek başına iltibas tehlikesini oluşturmaya yeterli gücünün bulunmadığı, görsel ve kavramsal farklılıkların bu tehlikeyi bertaraf ettiği, daha önce davacıya ait "..." ve "..." esas unsurlu markaları gören, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, davaya konu "..." esas unsurlu marka ile karşılaştığında, davaya konu emtialardan yararlanmak için ayıracağı süre içinde, bu markanın davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markaların başlangıcındaki farklılığın iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeterli olduğu, zira ortalama tüketicinin kelimelerin başlangıç kısmına, diğer kısımlara nazaran daha çok dikkat ettiği, bu hale göre tüketicilerin markaların farklı olduğunu algıladığı kadar marka sahipleri arasında da idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu nedenle iltibas koşullarının somut olayda oluşmayacağı, taraf markaları iltibas yaratacak mahiyette benzer görülmediğinden, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, kötü niyete dayalı somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5726, K. 2024/7191, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5726-e-2024-7191-k-cf14e6e7b511