Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/771 E. 2024/8655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/771
- Karar No
- 2024/8655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1923 Esas, 2023/1996 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/40 E., 2023/691 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12670 E. sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, takibe dayanak yapılan 30.12.2016 tanzim tarihli, 30.06.2017 vade tarihli ve 3.550.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı davacı müvekkillerinin herhangi borcunun bulunmadığını, müvekkillerinin davalı ile ilgili hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkillerinin davalı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/24395 Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, davalı, müvekkillerine elden borç para verdiğini ileri sürmekteyse de bu tutarda bir borcun verilmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, müvekkillerinden sadece ...'nın davalının da sahip olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ticari ilişkisinin bulunduğunu ve bu ticari ilişkiden kaynaklı ödemelerin yine müvekkillerden ...'ya ait çekler ile yapıldığını, şahsi bir ilişkilerinin olmadığını, müvekkillerden ...'ya ait çeklerin konu edildiği takip dosyalarının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/229591 E., 2020/96004 E. ve 2019/41978 E. Sayılı dosyalar olduğunu, ayrıca Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12670 (Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/97433) E. sayılı dosyasında bulunan kambiyo senedindeki tarihlerin ve miktarın müvekkillerin el ürünü olmadığının bilirkişi aracılığı ile incelenmesini talep ettiklerini, bonoda bulunan miktar ve tarihlerin sonradan doldurulduğunu ve bunun da inceleme sonucu ortaya çıkacağını ve davanın seyrinde etkili olacağı kanısında olduklarını ileri sürerek davanın kabulü ile dava konusu icra takip dosyasından dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile müvekkiline ait şirket arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin geçmiş yılların hatırına binaen ileride ödenmek üzere davacılara 3.550.000,00 TL parayı emanet olarak vermeyi kabul ettiğini, senet düzenlendiğini, davacıların söz konusu borcun ödemesini müvekkiline nakit veya yem ham maddesi olarak yapacaklarını, daha sonra ise sadece borca ilişkin müvekkiline 840.000,00 TL nakit para ödendiğini ancak kalan bakiyeyi ödemediklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından davaya konu icra takibinin başlatıldığını, senedin sebepten mücerret olduğunu, bedelsiz olduğunun ispat yükünün davacı borçlulara ait olduğunu, hayatın olağan akışına aykırılık iddia eden tarafın iddiasını ispat ile mükellef olduğunu, imzaya itiraz etmeyen davacıların başka bir çıkış yolu bulamayınca kötü niyetli olarak miktar ve tarihlerin kendileri tarafından doldurulmadığını ileri sürdüklerini savunarak davanın reddine, davacılar aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacıların davaya konu senet üzerinde yer alan adlarına atfen atılı bulunan imzaları inkâr etmedikleri, senet sebepten mücerret olmakla ve imzası da inkar edilmemekle davacıların ileri sürdüğü iddiaların ancak yazılı delille ispatlanabileceği, ancak dosya kapsamında davacıların iddialarının doğruluğunu gösterir yazılı delil sunulamadığı, davacıların yemin deliline de dayanmadıkları, bu nedenle davacıların davalıya borçlarının olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadıkları, davalı alacaklı her ne kadar lehine tazminata hükmedilmesini istemişse de bunun için alacaklı aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve buna bağlı olarak alacağına geç kavuşması gerekmesine rağmen somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilmediği, dolayısıyla davalının alacağına geç kavuşmaktan doğan bir zararının olmadığı, yine cevap dilekçesinde inkar tazminatı olarak talep edilen tazminatın ise eldeki davada yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları bulunmadığından davalının %20'den az olmamak üzere tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalılar aleyhinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.