Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/627 E. 2024/8687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/627
- Karar No
- 2024/8687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1650 Esas, 2023/2375 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/181 E., 2022/488 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Gıda ve İht. Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında 24.09.2019 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sebeple davalı borçluların borcun tamamında müvekkili bankaya karşı müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, davalı borçluların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemeleri ve ayrıca imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince alacağın muaccel hale gelmesi nedeniyle kredi hesabı kat edilerek Konya 12. Noterliği'nden 11.12.2019 tarih ve 41568 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, borç ödenmediğinden davalılar hakkında Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/236 E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takip başlatıldığını, davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, davalıların borca itirazlarının haksız olduğunu, sözleşmenin 4 üncü maddesi gereği talep edilen faiz ve faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup, davalıların faiz ve faiz oranına itirazlarının haksız olduğunu, davalıların kendi el yazıları ile beyan ve imzada bulunduklarını davalıların imza itirazlarının da haksız olduğunu, müvekkil banka alacağı likid olup, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek; Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/236 Esas sayılı icra takiplerine karşı davalıların yapmış olduğu itirazın iptali ile; 2.362.981,32 TL anapara, 60.527,38 TL işlemiş akdi faiz %19.20 (01.10.2019-14.01.2020), 3.026,37 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 2.426.535,06 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %38,02 temerrüt faizi uygulanarak takibin diğer şartlarla aynen devamına, 259.840,00 TL tutarındaki gayri nakdi kredi alacağının depo edilmesi taleplerinin kabulüne, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlular aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya imzalanan kredinin dava dışı ... Gıda ve İht. Mad. San. Tic. A.Ş. tarafından imzalandığını ve kullanıldığını, bankanın kullanılan kredilere istinaden kredi karşılıklarını dava dışı şirkete ödediğini, adı geçen bu şirketin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/711 E. sayılı dava dosyasından konkordato talebinde bulunduğunu ve 04.03.2020 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, iş bu dava dosyasında davacı durumunda yer alan bankanın, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/711 E. sayılı dava dosyasında müdahil durumda olduğunu, davacı bankanın talep ettiği borcun konkordato dava dosyasında yer aldığını ve tasfiye içinde borcun ne şekilde ödeneceği belli iken eldeki davanın açılmasının hukuki olmadığnı, zira borcun hem konkordato davasında ödenecek hem de davacı banka kefalet olduğu iddiası ile bu davadan alacak talep edecek duruma geldiğini, bir borcun iki sefer ödenmesinin söz konusu olabileceğini, bu nedenle konkordato dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderlerinin de davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının Konya 2.İcra Müdürlüğünün 2020/236 E. sayılı dosyasından takibe konu 922-13856146-21-01 Taksitli Ticari Kredi yönünden; 2.361.111,11 TL Asıl alacak, 24.935,95 TL İşlemiş akdi faiz, 1.246,80 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam; 2.387.293,86 TL alacağa yönelik davalılar ... ve ... Gıda Hırdavat İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin itirazlarının iptali ile bu miktar alacak üzerinden ve takip tarihi olan 14.01.2020 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 38,02 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, davacının nakdi kredi yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalıların belirlenen alacağa yönelik itirazında haksız olduğu alacağın hesaplanabilir olması hususu da dikkate alınarak İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen 2.387.293,86 nakdi alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takdiren %20' si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu imza inceleme raporu, bilirkişi raporları ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı ... Gıda ve İth.Mad.San.ve Tic.A.Ş arasında 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalıların sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından davalı ...'ın dava dışı şirket ile davalı ... Gıda Hırd. Ltd. Şti.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu, dava dışı şirket ile davalı şirketi temsilen kredi sözleşmesini imzaladığı, Adli Tıp Kurumunun 21.03.2022 tarihli raporu ile kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun kesin şekilde tespit edildiği, davacı banka tarafından davalılar ile dava dışı şirkete gönderilen kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği, ihtarnamelerin davalılara tebliğ edildiği 13.12.2019 tarihinden sonra, ihtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresi ilave edildiğinde davalıların 15.12.2019 tarihinde temerrüde düştükleri, bilirkişinin akdi ve temerrüt faiz oranları ile uygulanacağı tarihe göre yaptığı tespitler ile yaptığı hesaplamanın yerinde olduğu, davacı banka kredi kartı harcamalarından kaynaklı alacak talebinde bulunmuşsa da hesap kesim tarihi olan 07.12.2019 tarihi itibariyle kredi kartlarından doğan borçların ödendiği, davacı vekilinin dosyaya sunduğu 14.07.2021 tarihli dilekçesinde 88809220138561460000002100001 nolu ticari kredi ile gayri nakti kredi tutarı olan 259.840,00 TL'nin depo edilmesi yönünde talepte bulunduklarını, kredi kartı (Biz Card) harcamalarına yönelik taleplerinin olmadığını bildirdiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.11.2018 tarih ve 2018/19-689 E., 2018/1624 K. sayılı içtihadında doğrultusunda çek depo bedelinden hesap sahibi asıl borçlu dava dışı şirketin sorumlu olduğu, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla henüz doğmamış çek depo bedelinden sorumlu olmayacakları, sözleşmede kefillerin gayri nakdi krediler ve bu kapsamda çek depo bedelinden sorumlu olacaklarına dair bir hükmün bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde temerrüt faizi yönünden talebinin bulunmadığı, mahkemece bu tespitler doğrultusunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı bir hususun da bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Davalı kefillerin temyiz dilekçesinde kredi sözleşmesindeki imzaların sahte olduğuna dair itirazlarının istinaf dilekçelerinde ve kaldı ki davaya cevap dilekçelerinde ileri sürülmediği anlaşılmakta temyiz aşamasında ilk defa ileri sürülen bu hususun dikkate alınamayacak olmasına, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.