Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6237 E. 2023/7443 K. – İhya

Konu: İhya

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6237
Karar No
2023/7443
Karar Tarihi
Konu
İhya

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/956 Esas, 2023/1425 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/968 E., 2023/124 K. Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde sigorta prim kazancının eksik gösterildiğini ileri sürerek uğradığı hak kayıplarının giderilmesi ve ödenmesi gereken primin tespiti için dava açtıklarını, ancak davalı şirketin borçlarından kurtulmak amacıyla usulsüz şekilde tasfiye edildiğinin ileri sürerek, davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, fesih ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, somut olayda ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasının uygun olduğu, davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı tasfiye memurunun ise şirketin tasfiyesinin 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı davasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önce olduğu dikkate alındığında ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği ve harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekâlet ücretinden sorumlu olacağı, öte yandan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nin tüzel kişiliği terkinle sona erdiğinden hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı şirket hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Mahkemece ihya kararı verilerek müvekkilinin ek tasfiye için görevlendirildiğini, oysa terkin edilen bir şirket aleyhine iş mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu, terkin edilen şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin terkin işlemlerini usulüne uygun şekilde yaparak şirkete ilişkin ilanları yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesinde özel dava şartları bulunduğunu ve eldeki davada bu şartların yerine getirilmediğini, davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, iş mahkemesindeki davada henüz karar verilmediğinden davacının bir alacağından söz edilemeyeceğini ve şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, anılan madde uyarınca kesinleşmiş bir alacağın bulunmasının ihya davasının şartlarından olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru bulunmadığından vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6237, K. 2023/7443, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6237-e-2023-7443-k-787dd2d3e78d