Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/1712 E. 2023/6789 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1712
- Karar No
- 2023/6789
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2290 E., 2021/3333 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2019/618 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 19.11.2011 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 19.09.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 114.643,80 TL.'ye çıkarmış ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6360 sayılı Kanun gereğince ... İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığını ve ilgili kurumlar arasında paylaştırıldığını, davacının İl Özel İdaresince yapılan ihalelerde çalıştırılan işçilerden olduğunu ve yasa gereği belediyeye devri yapılan personellerden olduğunu, müvekkili idarenin dahili davalı olamayacağını, sözleşmenin ...(HGA)arasında yapıldığını ve yapım işleri genel şartnamesi gereğince alınacak tedbirlerin sorumluluğunun bu firmaya ait olduğunu, davacının iskeleden düşmesinde müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı İnpesa İnşaat Pet. San. Tur. ve Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak kısmen kabulü ile: 1-İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 114.643,80 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 19.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İnpesa İnşaat ...Ltd.Şti. ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 25.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 19.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar İnpesa İnşaat ...Ltd.Şti. ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 3-Fazlaya ilişkin sair tüm istemlerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyet oranını kabul etmediklerini, kusur raporunu ve davacının %10 kusuruna göre hazırlanan aktüerya raporunu kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarının az olduğunu, davalı olarak gösterilen ancak hasım olmaktan çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı ile idare arasında iş akdi bulunmadığını, kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, tüzel kişiliği kaldırılan Özel İdare ile ... arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde işin anahtar teslimi olduğunun görüleceğini yüklenici ...'inin alt yüklenici çalıştırılamayacağına ilişkin sözleşme hükmünü ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğunu, müvekkil idarenin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporuna itirazın değerlendirilmediğini, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %60'ın altında kalması nedeniyle pasif dönem zararı hesabı yapılamayacağını, 60 yaşına kadar çalışacağı hesabıyla yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini dava dilekçesinde yer almamasına rağmen ıslah dilekçesinde yapılan manevi tazminat isteminin ek dava olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın zamanaşımı, kusur durumu, maluliyet oranı, manevi tazminat miktarı, maddi tazminat hesabı, ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinin olanaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi uyarınca zamanaşımının kazadan itibaren 10 yıl olduğundan davada zamanaşımı gerçekleşmediği, davacının ıslah dilekçesi ile birlikte başvuru harcını da yatırarak manevi tazminat isteminde bulunduğu, ıslah dilekçesinin manevi tazminat yönünden ek dava dilekçesi mahiyetinde olup (Y 10 HD 02.02.2021 tarih 2020/10449 Esas, 2021/1039 Karar ) ilk derece mahkemesince manevi tazminat yönünden hüküm kurulmasının hukuka uygun olduğu ve davalının istinaf isteminin isabetsiz olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığının taraf olmaktan çıkarıldığı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124/2 maddesi uyarınca bu davalı lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince alınan kusur raporunun somut olaya uygun olduğu, raporun hukuka uygun bulunmakla davalının istinaf isteminin isabetsiz olduğu, maluliyet oranının %60 ın altında ise de pasif dönem zararı hesabı yapılamayacağının 5510 Sayılı Yasa'dan kaynaklı olduğu, SGK rücu davalarında uygulanabileceğinden davalının istinaf isteminin isabetsiz olduğu, somut olayda davacının iş kazası neticesinde sağ kolda ve dirsekte kırık olacak şekilde % 28 oranında sürekli iş göremez kalınacak biçimde yaralandığı, işverenin sorumlu olduğu kusur oranının %90 olduğunun belirlendiği, kazanın 19.11.2011 tarihinde olduğu ve davacının 100.000,00 TL manevi tazminat talebi olduğu, kaza tarihi ve olayın oluş şekli ile iş kazasının oluşumundaki kusur durumları gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında davacıya verilen 25.000,00 TL manevi tazminat tutarının az belirlenmiş olduğu, kaza tarihi ve olayın oluş şekli ile iş kazasının oluşumundaki kusur durumları gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak davacının takdiren 60.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun düşeceği gerekçesiyle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1) b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle yukarıda tarih esas ve karar sayısı belirtilen ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, ilk derece hükmü yerine geçmek üzere; a- İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 114.643,80 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 19.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İnpesa İnşaat ...Ltd.Şti. ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b- İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 60.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 19.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar İnpesa İnşaat ...Ltd.Şti. ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, c- Fazlaya ilişkin sair tüm istemlerin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiş ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararında her bir müvekkili aleyhine harç yükletilmesinin hatalı olduğunu yükletilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 114/1-d maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 47 ve 48 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. 2.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. 3. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. 4. Somut olayda, yargılamanın devamı sırasında Ticaret Sicil Gazetesinin 28.01.2014 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre davalılardan İnpesa İnşaat Pet. San. Tur. ve Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşılmasına ve anılan davalı şirketin iş bu dava nedeniyle ihya edildiğini gösterir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. 5. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin bağlı olduğu ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden iş bu terkin kaydının olup olmadığı usulünce araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa iş bu davalı şirketi ihya etmesi için dava açmak için önel vermek, iş bu ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden de usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılması gerekirken, başka bir dava için verilen ihya kararının bu dava için bağlayıcı olmadığı da gözetilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 6. O halde, HMK 369/1.maddesi kapsamında taraf teşkiline dair kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebep gözetilerek davacı vekili ile davalı ... vekillerinin bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 2. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.