Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/582 E. 2024/6448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/582
- Karar No
- 2024/6448
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/114 Esas, 2021/197 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı sigorta şirketinin Adana Şubesi ... Aracılık Hizmetleri acenteliği aracılığı ile bireysel emeklilik sistemine kayıt olduğunu, kayıt işlemi için acente hesabına 02.01.2013 tarihinde 50.000,00 TL, 04.01.2013 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL ödemeyi banka havalesiyle yaparak açıklamalı dekontu aldığını, davalı şirket genel müdürü aracılığıyla müvekkilinin bireysel emeklilik sistemine kaydının başladığının elektronik posta yoluyla bildirildiğini, daha sonra sisteme girildiğinde 674679 numaralı sözleşmedeki 4.490,00 TL değerindeki bireysel emeklilik kaydının devam ettiğini, ancak 694030 numaralı sözleşme ile 100.000,00 TL değerindeki bireysel emeklilik kaydının olmadığını gördüğünü, bunun üzerine davalı firmaya ihtarname gönderdiğini, davalı firmanın ihtara verdiği cevapta acentenin yetkisini aşarak parayı kendi hesabına aktardığını, bu nedenle acente hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, şirketin bir kusuru bulunmadığından para ödemesi yapamayacaklarını bildirdiklerini, davalının kendi acentesinin kusurundan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek 100.000,00 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğü 03.08.2014 tarihinden hesaplanacak reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Uzmansafir Sigorta Aracılık Hizmetleri Berrin Hasgören (“Uzmansafir” veya “Acente”) vasıtasıyla bireysel emeklilik sistemine kaydolduğunu, davacının bireysel emeklilik sözleşmesine aracılık eden ...'in sigorta şirketi şubesi değil bireysel emeklilik aracısı olduğunu, sisteme kaydolmak için Acente hesabına "bireysel emekliliğim için" açıklamalarıyla 02.01.2013 ve 04.01.2013 tarihlerinde toplam 100.000,00 TL gönderdiğini, bu tutarın davalı banka hesabına geçmediğini, halbuki mevzuat ve sözleşme hükümleri gereğince aracının davalı şirket adına para tahsil etme imkanının bulunmadığını, uyuşmazlığın bireysel emeklilik aracısı ...'in sisteme özgü mevzuattaki amir hükümlere aykırı şekilde davacıdan para tahsil etmesinden kaynaklandığını, sigorta hükümlerinin değil bireysel emeklilik hükümlerinin işletilmesinin gerektiğini, davacının ... ile arasındaki ilişkinin gelir paylaşım modeline dayalı ve bireysel emeklilik sisteminin özüne tamamen aykırı çıkar ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin bu ilişkinin tamamen dışında olduğunu, bu işleme ... ve onayının da bulunmadığını, ...'e parayı tahsil yetkisi verilmediğini, bu hususun teklif formunda da belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, ...'in bireysel emeklilik mevzuatı gereği sigorta şirketi şubesi olmayıp, aracısı olduğunu, bu nedenle sistemin kendine özgü bir mevzuatının bulunduğunu, buna göre katılımcının katkı payı olarak yapılan ilk ödemenin şirket hesaplarına intikal etmesi ile bireysel emeklilik sözleşmesinin yürürlüğe gireceğini, yatırılan paranın şirket hesaplarına girmemesi sonucu bireysel emeklilik sözleşmesinin yürürlüğe girmediğini, sonuç olarak davacı ile ... arasında bireysel emeklilik sistemi ile ilgisi olmayan, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan şifai bir anlaşma yapıldığını, davacının muhtelif tarihlerde ...'in şahsi hesabına toplam 500.000,00 TL ödediğini, karşılığında ise toplam 273.000,00 TL almış olduğunu, davacının şikayeti sonucu taraflar arasında Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2015/27 E. sayılı dava bulunduğunu, bu davadaki ifadelerde de bu hususların ikrar edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ve davalı şirket ile aralarında kurulan ve yürürlüğe giren 674679 numaralı sözleşme ile davacının 4.490,00 TL değerindeki bireysel emeklilik sistemine dahil olduğu, daha sonra davacı ile bireysel emeklilik sistemi aracısı ... arasında bireysel emeklilik sistemine aykırı bir çıkar ilişkisinin kurulduğu, sisteme aykırı şekilde davalı şirket hesabı yerine, davacının dava dışı aracı ...'in kişisel hesabına değişik tarihlerde yüklü miktarda paralar yatırdığı, 05.01.2013 tarihinde emeklilik sözleşmesi teklif formunun davacı ve aracı tarafından imzalandığı, başvuru formunda koyu renkle "Bireysel Emeklilik Aracısının hiçbir surette giriş aidatı, katkı payı veya benzeri adlar altında tahsilat yapamaz." hükmünün yazıldığı, ödemelerinin sisteme aktarılmadığını bilmesine rağmen davacının daha sonraki tarihlerde de aracı hesabına yüklü miktarda ödeme yaptığı, toplam ödeme miktarının 435.000,00 TL olduğu, bireysel emeklilik sistemi aracısı ...'in davacı hesabına değişik tarihlerde komisyon adı altında kısım kısım ödemeler yaptığı, ödediği miktarın 273.000,00 TL olduğu, davacı ile bireysel emeklilik sistemi aracısı ...'in ve dava dışı başka şahısların da olduğu kar ortaklığı ilişkisi kapsamında bireysel emeklilik sistemini ve şirketi aracı olarak kullandıkları, bireysel emeklilik sistemine para sokulması amacını gütmedikleri, davacının asıl amacının aracının hesabına ödeme yaparak komisyon kazanma olduğu, bireysel emeklilik sözleşmesinin kurulduğu ancak yürürlüğe girmediği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin aracıya ödenen bu paradan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, davacının alacak talebini ancak dava dışı ...'e yöneltebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bireysel emeklilik sözleşmesi kapsamında prim ödemesi yapan davacının alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına. 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.