Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/522 E. 2024/8837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/522
Karar No
2024/8837
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1490 Esas, 2023/1474 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/271 E., 2020/157 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİT" ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da artırdığını, davalı gerçek kişinin 2017/11346 sayılı "air fit" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu markanın hem ibarelerinin hem de hükümsüzlüğü talep edilen malların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait markaya yalnızca ayırt edici niteliği son derece düşük "air" sözcüğünün eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarından farklılaşmadığını, ortalama tüketici nezdinde dava konusu başvurunun, müvekkiline ait markalardan farklı bir marka olarak algılanmayacağını, dava konusu AİR FİT ibaresinin, müvekkiline ait markaların devamı, serisi veya alt markası olarak algılanacağını, davalının kötü niyetli olarak başvuru yaptığını ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-4726 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 30. sınıfta bulunan tüm mallar ile 5. sınıfın 2. alt sınıfında bulunan mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının itirazına mesnet çok sayıdaki seri markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "FİT" ibaresi olduğu, dava konusu başvurunun da "FİT" ibaresi ile bittiği, bu kısmın taraf markalarında öne çıktığı, bu ibareye eklenen "air" ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde başvuruya ayırt edicilik katmadığı, taraf markalarının tüketici zihninde bıraktığı ses ve iz ile aynı etkiyi doğurduğu, işaretlerin bu derece benzer olması nedeniyle işletmesel bağlantı ihtimalinin de mevcut olduğu, davalının dava konusu markayı çekişmeli sınıflar bakımından tescil ettirmesinin, davacının "Fit" ibareli ürün/hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, bu durumun ise, markaların aynı işletmeye ait seri markalar olduğu izlenimini yaratacağı, iltibas tehlikesinin bulunması ve emtia listelerinin aynı/benzer olması halinde 6769 Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkralarının tartışma alanı bulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 09.02.2017 tarih, 2018-M-4726 sayılı kararının 30. sınıftaki tüm mallar ile 05/02 alt grupta yer alan "tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." yönünden iptaline ve dava konusu markanın zikredilen mallar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/522, K. 2024/8837, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-522-e-2024-8837-k-f6852500782f