Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5614 E. 2024/7152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5614
- Karar No
- 2024/7152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/738 Esas, 2023/735 Karar HÜKÜM : Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/435 E., 2020/361 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1970’li yıllarda ticaret hayatına başladığını, birçok otomobil markasına ait yedek parça, aksesuar vb. malların satışını yaptığını, bu bağlamda faaliyetlerinde kullanmak adına 2014/100131 sayılı “...” ibaresini ve 2016/81478 sayılı “....com” ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini, ... alan adını ise 03.12.2014 tarihinde alarak kullanıma açtığını ve bu site üzerinden satış yaparak, ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı tarafın www.yedekeparca.com internet sitesini açarak müvekkili markaları ile aynı sınıfta yer alan ürünlerde satış yapmaya başladığının tespit edildiğini, davalı şirkete kullanımın durdurulması için Ankara 17. Noterliğinin 03.10.2018 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak davalı şirketin bu ihtarı dikkate almadığını, ilgili web sitesinde bizzat davalı şirkete ait bilgilerin yer aldığını ve fatura karşılığı ürün satışı yaptıklarını, potansiyel müşterilerin davalının kullandığı alan adı ile müvekkiline ait markaları karıştıracağını, aradaki tek farkın “yedek” kelimesi olduğunu, söz konusu sitenin müvekkiline ait olduğu düşüncesini doğurduğunu, davalı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek www.yedekparca.com ibareli internet sitesine erişimin önlenmesine, 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1928 yılında kurulmuş Türkiye’nin bilinen lider otomotiv perakendecisi ve araç kiralama şirketi olduğunu, ilgili domain’in müvekkiline ait olmadığını, davacının markasının genel bir ifade olduğunu, toplumun ilgili kesiminde malların ticari kökenine dair bir algı oluşturmadığını, “parça” ibaresi için internet üzerinde yapılan aramalarda onlarca sonuç ortaya çıktığını, sektöre ilişkin genel bir ifadeyi tescil ettirmiş davacının kendisinin haksız avantaj elde ettiğini, davacının kendi üretimine ilişkin yedek bir parça satışı olmadığını, müvekkilinin otomobil sektöründe önde gelen şirketlerden biri olduğunu ve yedek parça satışını yaptığını, dolayısıyla sitesinde yönlendirici kodlar kullandığını, müvekkilinin kullanımlarının davacıdan önce olduğunu, genel tanımlayıcı bir ibare nedeniyle marka ya da işaretlere tecavüzden söz edilemeyeceğini, internet ortamında “yedek”, “yedek parça”, “e parça” gibi keliemeler ile arama yapıldığında çok sayıda web sitesinin çıktığını, davacıya ait markaların 03, 09 ve 35. sınıfları kapsadığını ancak davacı web sitesinde bu sınıflarda herhangi bir mal ya da hizmet sunumu bulunmadığını, müvekkili web sitesinde “eparça” markası ile iltibas yaratacak hiçbir kullanımın bulunmadığını, oto yedek parçasını satın alacak kişilerin bilinçli tüketiciler olduğunu, müvekkili web sitesinde bağlı bulunulan şirket topluluğunun tanınmış markası ve OTOKOÇ markasının yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının markalarından 2016/81478 sayılı “....com” markasının 03 / 09 / 35. sınıflarda, 2014/100131 sayılı “...” markasının ise 07 / 11 / 12 / 01 / 35 / 04. sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafın www.yedekeparca.com web sayfasında otomotiv sektörüne dair yedek parça, aksesuar ve motor yağı ürünlerinin satışlarının yapıldığı, tarafların aynı alanında faaliyetlerinin bulunduğu ve davalının faaliyetlerinin davacı markaları kapsamında yer alan 04, 12 ve 35. sınıf emtialar başta olmak üzere ilgili emtia grupları ile benzerlik gösterdiği, dolayısıyla davalı tarafça gerçekleştirilen faaliyetler ile davacı tescilli markaları kapsamında yer alan emtiaların aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, davalının www.yedekeparca.com alan adının sahibi/işleticisi olduğu, davacı markalarının “...” ve “....com” esas unsurlarını taşıdığı, davalının alan adının www.yedekeparca.com şeklinde olduğu, otomotiv sektörü için “parça” ibaresi markasal bir nitelik arz etmemekle birlikte, davacı adına tescilli ibarenin tek başına “parça” kelimesi değil “...” şeklindeki bütünün kendisi olup söz konusu marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda anılan ibareyi “e parça” şeklinde telaffuz etme ve algılamasının daha yüksek ihtimal olduğu, davalıya ait www.yedekeparca.com alan adında, davacının “...” esas unsuru ile tescillenmiş markasının bütün halinde yer aldığı, bu bağlamda davalının, davacıya ait tescilli markanın aynısını, birebir alan adında ve yine kendi web sitesinde kullandığı, “yedek” ibaresinin ilk anda tüketicide bırakacağı algının, davacının markası ile aynı şekilde oluşturulmuş olan ve yine davacıya ait ... alan adının, “yedek”, başka bir ifadeyle alternatif sitesinin ismi olduğu yönünde olacağı, dolayısıyla, tarafların ortak olarak otomotiv sektöründe faaliyet gösteriyor olmaları nedeniyle salt alan adı itibariyle dahi tüketicinin, davalı kullanımlarını davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu, tüketicinin anılan web sitesini, ulaşmaya çalıştığı davacı sitesi zannedeceği, "e-parça" ibaresinin ibaresinin otomotiv sektörü için doğrudan zayıf bir marka olarak nitelendirilemeyeceği, sektörde bu ibarenin kullanımını zaruri kılan bir ticari yaygınlık bulunmadığı, davalının www.yedekparca.com şeklinde bir site alması mümkünken www.yedekeparca.com şeklinde davacı markasını içerecek şekilde alan adı almasında hiçbir zorunluluk olmadığı halde bu alan adını tercih etmesinin sonuçlarına katlanma yükümlülüğünün bulunduğu, davalı tarafın doğrudan alan adında ve internet sitesi içerisinde davacıya ait “...” ve “....com” tescilli markalarını ticari etki doğuracak mahiyetteki kullanımlarının, davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlaline neden olacağı, davalı her ne kadar mezkur kullanımlarının önceye dayandığını iddia etmekte ise de ilgili alan adının oluşturulma tarihinin, davacı markalarından sonraki bir tarih olduğu (10.05.2018), davalının davacı markalarından daha önceye giden başkaca bir kullanımını gösterir hiçbir delilin dosyada bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen karar verilmiş, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı adına tescilli 2014/100131 sayılı "..." ve 2016/81478 sayılı "....com" ibareli markalarının bulunduğu, "..." alan adının da 28.08.2013 tarihinde davacı şirket temsilcisi adına tahsis edildiği, davalının kullanımında olan "www. yedekeparca.com" adlı internet sitesinin 10.05.2018 tarihinde oluşturulduğu, davalı tarafın internet sitesinde, otomotiv sektörüne ilişkin yedek parça, aksesuar ve motor yağı ürünlerinin satışının yapıldığı, davacı markaları ile davacının kullanımındaki internet alan adının asli unsuru "..." ibaresi iken, davalının kullanımındaki internet sitesinin alan adının "yedekeparca" asıl unsurlu olduğu, tarafların ortak olarak kullandıkları "..." ibaresinin, davalının fiili kullanımının gerçekleştiği otomotiv sektörü yönünden elektronik yolla veya internet üzerinden otomotiv sektörüne ilişkin parça satışını ifade ettiği, bu hali ile ortalama tüketiciler yönünden ayırt edici nitelik taşımayan ya da ayırt ediciliği son derece düşük bir ibare olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de tanımlayıcı olan ya da tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimalinin daha düşük olacağı, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanının daha dar olduğu, bu husus dikkate alınarak değerlendirildiğinde, davacı markaları ve internet alan adı ile davalı internet alan adı kullanımı arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, zira davacı markalarının ayırt edici nitelik taşımadığı ya da ayırt ediciliklerinin son derece düşük olduğu, aksinin kabulü halinde "..." ibaresinin davacının tekeline verilmesi gibi bir sonucun doğacağı, marka olarak tescili sağlanan tanımlayıcı ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı, bunun dışında davalının internet sitesinin içeriği itibariyle de davacı markalarına tecavüz teşkil eden ya da davacının kullanımındaki internet sitesi ile haksız rekabete yol açan bir kullanımın varlığının da ispat edilemediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.