Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/431 E. 2024/8845 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/431
- Karar No
- 2024/8845
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1528 E., 2023/1014 K. HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1026 E., 2019/985 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; temlik eden banka ile dava dışı ... Giyim ...A.Ş. arasında muhtelif tarihli genel kredi sözleşmeleri imzaladığını, davalının da bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/543 E. sayılı dosyası ile asıl borçlunun iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin halen devam ettiğini, davacı alacaklının iflas masasına müracaat etmesi gerektiğini, ancak davacının aradan geçen uzun zamana rağmen davalı aleyhine icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, temlik eden banka ile asıl borçlu arasında muhtelif tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, en son imzalanan sözleşmenin 20.05.2004 tarihli olduğu, davalının belirtilen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598 inci maddesinin üçüncü fıkrasının, "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." hükmünü haiz olduğu, taraflar arasında en son 20.05.2004 tarihinde sözleşme imzalandığı, davacı temlik alan tarafından davalı aleyhine icra takibinin ise 26.10.2015 tarihinde başlatıldığı, en son imzalanan sözleşme tarihinden sonra takibin başlatıldığı tarih arasında on yıldan fazla bir zaman bulunduğu, anılan Yasa hükmü itibariyle davalının kefaletinin takipten önce sona erdiği, davacı yanca hak düşürücü süre içerisinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya ayrılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598 inci maddesinin üçüncü fıkrası. 4. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6101 sayılı Kanun) 1 ve 5 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.