Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1707 E. 2024/6876 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1707
Karar No
2024/6876
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/2409 Esas, 2024/7 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/593 E., 2018/1068 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 29.04.2017 tarihinde Gökorman markası ile yeni bir projenin satış ve pazarlama faaliyetlerine başladığını, ancak davalıların Gökorman projesinin satış ofisinin hemen karşısındaki Avangarden Sitesi Paris Rezidans B Blok üzerine "Sinpaşla davalıyız dikkat! sormadan almayın, Müracat Sinpaş Avangarden" yazan bir pankart astıklarını, pankartın kaldırılması için ihtiyati tedbir talepli dava açıldığını ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/2048 D. İş sayılı dosyasından verilen karar ile pankartın teminatsız olarak kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın icra yolu ile uygulandığını ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/538 E. sayılı dosyası ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu sürecin devamında davalılarca yeniden davacıyı kötüleyen pankartlar asıldığını ve müvekkili şirketin satış ofisinin arkasında yer alan bahçe kısmına ses sistemi yerleştirilerek bu ses sisteminden satış ofisine gelen müşterilerin yatırım yapmamaları için haksız ve gerçeğe aykırı ses yayını yapıldığını, Gökorman projesine gelen müşterilerin davalı tarafça asılan bu pankartlardan ve ses sisteminden yapılan yayından olumsuz etkilendiklerini, davalıların haksız rekabete konu eylemlerini yürütürken düzenli olarak Sinpaş markası üzerinden hareket ettiklerini ve grup şirketlerden olması nedeniyle iki nolu müvekkili şirketin de marka değerinin zedelendiğini, haksız rekabetin sistematik bir hâle gelmesi ve devamlılık kazanması üzerine bu defa İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/558 D. İş sayılı dosyasından yapılan tedbir başvuruları üzerine haksız rekabet teşkil eden pankart ile balonun indirilmesine ve ses yayınının durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın da infaz edildiğini ileri sürerek davalıların haksız rekabet eylemlerinin tespitine ve önlenmesine, ayrıca müvekkili şirketlerin bu suretle uğradığı zararın tazmini için 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabetin oluşması için aldatıcı, dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi ve gerçek olmayan haberlerin yayılması gerektiğini, davaya konu edilen afişte "Sinpaşla davalıyız" ifadesi bulunduğunu ve bu hususun herkesçe bilindiğini, yazının gerçeğin duyurulmasından ibaret olduğunu, diğer afişin ise müvekkili sitenin hâlen içinde bulunduğu koşullar nedeniyle komple satılığa çıkartıldığının duyurulmasından ibaret olduğunu, karşı tarafa herhangi bir saldırının sözkonusu olmadığı gibi herhangi bir şirket isminin dahi zikredilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalılara atfedilen, "Sinpaş ile davalıyız hakkımızı istiyoruz! Parkımızı istiyoruz", "Mağdurlarından Komple Satılık Sinpaş Avangarden Site" ve "Sinpaş'la Davalıyız" ifadeleri ile ses kaydında kullanılan ifadeler, taraflar arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklar, bu uyuşmazlıkların basına yansıması, görsel ve işitsel medyada yer alması karşısında içerik ve sonuç olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden verilen hüküm ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi, 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir 2.Davacıların, aynı davalılara karşı olan birbirinden bağımsız haksız rekabetin önlenmesi ile manevi tazminat tahsilat kalemlerini, aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi nedeni ile objektif dava birleşmesinden (davaların yığılması) söz edileceği, bu hali ile davaların bağımsızlıklarını koruyacağı gözetilerek her bir kalem için davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak mahkemece manevi tazminat miktarı dikkate alınarak nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde nispi ücrete hükmolunması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalılar yararına tayin ve takdir edilen 76.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereği davalılar vekili yararına, 25.500,00 TL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1707, K. 2024/6876, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-1707-e-2024-6876-k-de2d2cb879eb