Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6016 E. 2026/4171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6016
- Karar No
- 2026/4171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1864 Esas, 2024/1381 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2021/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Temlik Eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ...isimli geminin, 05.08.2015 tarihinde düzenlenen konşimento uyarınca sefer çartereri ve tarafların akdettiği alım-satım sözleşmesi uyarınca gemide bulunan...arpa yükünün alıcısı olduğunu; müvekkilinin konişmento hamili ve yük alıcısı sıfatını haiz olmasından önce, 21.07.2015 tarihli çarterparti ve 27.07.2015 tarihli 1 ve 2 numaralı konişmentolar uyarınca Ukrayna'dan Lübnan'a gitmek üzere taşıyan sıfatı ile ... Ltd. ve...Ltd. (yükleten) tarafından eski yük alıcısı ... Ltd. (eski yük alıcısı) adına, taraflarca akdedilen alım-satım sözleşmesi uyarınca geminin yüklendiğini, ancak mal bedelinin alıcı tarafından ödenmemesinden dolayı yükleten tarafından, malın satım sözleşmesinin müvekkiline devredildiğini, bu devir neticesinde yeni yük alıcısı ve sefer çartererinin müvekkili olduğunu; bu kapsamda müvekkili ile yükleten arasında 21.07.2015 tarihli çarter parti ve 05.08.2015 tarihli konişmento düzenlendiğini; müvekkilinin yükün Ukrayna limanından yüklenerek ... Liman'ına getirilmesi hususunda yükleten ile anlaştığını, konişmento ve satım sözleşmesi uyarınca 550.552,80 USD'nin ödendiğini; ayrıca malın ... ve San. Ltd. Şti.'ye satılması hususunda anlaşıldığını, ancak yük müvekkiline teslim edilmediğinden müvekkilinin alıcıya teslimat yapamayarak zarara uğradığını, 05.08.2015 tarihli konişmentoda tahliye limanının Mersin olarak belirtildiğini, geminin 04.08.2015 tarihinde ... liman'ına yanaştığını, orijinal evrakların gemiye tesliminin beklendiği süre zarfında 06.08.2015 tarihinde donatan talimatıyla gemi kaptanının müvekkiline bildirimde bulunmadan ...Liman'ına kaçtığını, eski yük alıcısının teminat mektubu sunması karşılığında yükü orada tahliye ettiğinin öğrenildiğini, halbuki yüke ait tüm sertifikalar ile konişmento asıllarının tahliye esnasında yükün tek yasal sahibi olan müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, buna göre Lübnanlı eski yük alıcısının ve donatanın yük üzerinde hiçbir hakkı olmadığını, ancak davalının yük üzerinde haksız tasarruf ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1228. maddesine göre yükün ancak konişmentonun ibrazıyla teslim edilebileceğini, aksi halde aynı Kanun'un 1232. maddesine göre kaptanın konişmentonun meşru hamiline karşı sorumlu kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin alım-satım sözleşmesinden doğan zararının yanı sıra Türkiye'de bulunan emtia alıcısına, malı teslim edememesinden doğan cezai şart olarak 55.000,00 USD ve gemi rotasının değişmesinden kaynaklı olarak ise 7.000,00 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını, Lübnanlı yük alıcısının yalnızca teminat mektubu ibraz ederek yükü teslim almasının dayanağı olmadığını, TTK'nın 1243/1-c hükmüne göre belirtilen hükümlerin emredici olduğunu, yükü teslim etmeyen karşı tarafın uzun zaman Türk limanlarına uğramayarak sorumluluktan kaçtığını, yükün temlik edene teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin satım sözleşmesi uyarınca ödenen 550.552,80 USD, cezai şart olarak ödenen 55.000,00 USD ve geminin rotasının değişmesinden dolayı ödenen 7.000,00 USD olmak üzere toplam 612.552,80 USD zarara uğradığını, talepleri üzerine Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/41 Değişik İş sayılı kararıyla söz konusu alacak miktarı için Tekirdağ Liman'ında bulunduğu tespit edilen geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini, ihtiyati haczi tamamlayan merasim olarak çarter parti gereğince İngiltere'de tahkim yargılaması başlatıldığını, ancak tek hakem tarafından 02.01.2018 tarihinde tahkim mahkemesi görevli olmadığından bahisle görevsizlik kararı verildiğini, hakem kararının 15.01.2018 tarihinde bildirildiğini ve iki haftalık süre içinde eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, 612.552,80 USD'nin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İngilterede gerçekleştirilen esasa ilişkin tahkim yargılaması sonucunda müvekkilin konşimentoya taraf olmaması ve dolayısıyla konişmento ile ilgili olarak sorumlu tutulamayacak olması nedeniyle davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin 05.08.2015 tarihli konişmentoya taraf olmamasından dolayı tahkim yargılamasının yersiz olması nedeniyle davanın usulden değil esastan reddine karar verildiğini; bu nedenle davanın kesin hüküm sebebiyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini; müvekkilinin 05.08.2015 tarihli konişmentoya taraf olmaması sebebiyle taraf ehliyeti bulunmadığını, nitekim 27.07.2015 tarihli konşimentoların aksine davacı taleplerinin dayandırıldığı 05.08.2015 tarihli konşimentonun ...gemisi kaptanı tarafından kaşelenip imzalanmadığını, müvekkili veya kaptanı tarafından konşimentonun imzalanması için dava dışı acentelik şirketine yetki verilmediğini, bu durumun tahkim kararının 33, 56, 59, 74... . paragraflarında detaylıca anlatıldığını; işbu dava ihtiyati haciz kararından sonraki bir aylık sürede açılmadığından, ihtiyati haciz kararının devamı niteliğinde bir dava olmadığını, ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kaldığını, TTK'nın 1359. maddesinin yalnızca ihtiyati haczi tamamlayan merasim niteliğindeki davalar açısından uygulanabileceğini ve ihtiyati hacizden 1,5 yıl sonra açılan bağımsız davalarda uygulanamayacağını, yetkili mahkemenin müvekkilin yerleşim yeri olan ... mahkemeleri olduğunu, davaya konu olay 2015 yılında gerçekleştiğinden, dava tarihi itibariyle talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile... International Ltd. arasında akdedilen 14.07.2015 tarihli zaman kirası sözleşmesi çerçevesinde geminin...'ya kiralandığını,... ile davacı arasında akdedilen 21.07.2015 tarihli sefer kirası sözleşmesi ile 2.700 mt arpa yükünün ...a taşınması amacıyla anlaşıldığını; bu çerçevede, 27.07.2015 tarihinde iki konişmento düzenlendiğini ve birinci konişmentoda yükleten olarak ... Ltd. şirketine izafeten...Ltd., ikinci konşimentoda ise ...'ye izafeten ...'un yükleten olduğunun belirtildiğini, her iki konişmentonun da gemi kaptanı tarafından tanzim ve imza edildiğini, ... ve ...'un ... ile bağlantılı şirketler olduğunu, 20.07.2015 tarihinde, ...'nin +/-%5 yaklaşık 3.000 mt arpa yükünün alım satımı hususunda dava dışı Lübnanda mukim...ile alım satım sözleşmesi akdettiğini, sözleşme bedeline istinaden, ... tarafından 27.07.2015 tarihinde 550.552,80 USD bedelli fatura ...şirketine düzenlendiğini, faturanın ödemesinin 29.07.2015 tarihinde ... şirketine yapıldığını; ...'nin banka kayıtlarından görüldüğü üzere, ...tarafından ...'e ödenen bedelin, 30.07.2015 tarihinde davacıya transfer edildiğini, bu hususun ... tarafından...'ya gönderilen 06.08.2015 tarihli e-postada ikrar edildiğini, ... tarafından ...den tahsil edilen 550.552,80 USD'nin davacıya transfer edilmesinin davacının yük bedelini tahsil ettiği anlamına geldiğini, akabinde geminin seyrine başladığını ve...'nın, gemiyi tahliye limanının İsrail olduğu hususunda bilgilendirdiğini, geminin İsrail'e gitmesi talebi armatör tarafından gemi kira sınırları dışından olduğundan kabul edilmediğini, bu kerre...'nın tahliye limanının Mersin olarak bildirdiğini, 03.08.2015 tarihinde yükün ...tarafından...'ya ve gemiye, yükün bedelinin kendileri tarafından eksiksiz bir şekilde ödendiğine ilişkin e-posta gönderildiğini; diğer taraftan, ... ile davacının bağlantılı şirketler olduğunun hatta ... tarafından yönetildiğinin ... tarafından...'ya gönderilen 06.08.2015 tarihli e-postayla sabit olduğunu; geminin Mersin'e vardığını ve...'dan talimat beklediğini, sonrasında ... tarafından ...nin yükün bedelini ödediği ve bedelin tamamen davacıya gönderildiğini belirttiğini; akabinde, birlikte hareket eden ve aynı adreste mukim ... ile davacı tarafından ayrı ayrı, yükün orijinal konişmentoları olmaksızın teslimi hususunda taleplerini ve bu hususta herhangi bir uyuşmazlık doğarsa gemi ilgililerinin muhtemel zararlarını tazmin edeceklerini içerir taahhüt mektubu gönderdiğini, bu hususların davacı ile ...'nin birlikte hareket etmek suretiyle gemiyi ve gemi ilgililerini zarara uğratmayı hedeflediklerini gösterdiğini, akabinde yükün gemi ilgilileri tarafından Lübnan'da mal bedelini ödediğini belgeleyen yük ilgililerine teslim edildiğini, davacının, eski alıcı olduğu iddia edilen ..., ... ve...şirketlerinin bağlantılı şirketler olduğunu, bedelini ...den tahsil ettikleri yük üzerinde farklı tasarruf işlemleri gerçekleştirmeye çalışarak, aynı yükü birden fazla firmaya satmaya çalışmak suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, banka kayıtlarından görüleceği üzere 30.07.2015 tarihinde davacının ... aracılığı ile yükün bedelini almasına rağmen ve 05.08.2015 tarihinde yükü Mersin'de başka bir alıcıya teslim etme gayesiyle 05.08.2015 tarihinde gemi Mersin'deyken sahte konşimento düzenleyerek iddialarını desteklemeye çabaladıklarını, gemi ile akdedilen sözleşmeler ve tanzim edilen konşimentolar ile geminin aldığı talimatlar doğrultusunda, yükün teslimi işlemlerinin gemi ilgilileri tarafından tamamen usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, davacının ve ... şirketinin adreslerinin aynı olduğunu, bu durumun tahkim kararında da belirtildiğini, zaten davacının konişmentoda yükleten olarak görülen ... tarafından yönetildiğini, davacının hiçbir zarara uğramadığını, bir ödeme belgesi sunmadığını, davacının kendisinin düzenlediği faturaları delil olarak kabul etmediklerini, dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin yaptığı başvuruya istinaden İngiltere'de 20.06.2018 tarihi itibariyle davacı ... unvanlı şirketin iflas ve tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye edilmiş olarak taraf ehliyetini kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadan sonra düzenlenen 30.03.2018 tarihli temliknameye göre, temlik eden ...adına yönetici ..., temlik alanın ... adına yönetici... olduğu, 05.08.2015 tarihli konşimento tahtında yükün yanlış kişiye teslimi nedeniyle uğradıkları 612.552,80 USD bedelindeki zararın tazmini amacıyla Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/30 E. sayılı davadaki tüm haklarını temlik ettiği; davalının haklı olmayan kesin hüküm ve yetki itirazı ile zamanaşımı def'inin kabul edilmediği, 14.07.2015 tarihli çarter sözleşmesinde konişmentoların kaptan tarafından imzalanması gerektiği, 05.08.2015 tarihli konşimentonun ise acente (...) yetkilisi tarafından düzenlendiği, düzenleyen acentenin donatanın acentesi değil...'nın liman acentesi olduğu, bu hususun da 21.07.2015 tarihli çarter sözleşmesinde belirtildiği, bu yüzden alt taşıyan sıfatı olan...'nın veya onun acentesinin konişmento düzenleme yetkisinin ve ayrıca alt taşıma sözleşme yetkisi de bulunmadığı, bu yüzden davacının davada dayandığı 05.08.2015 tarihli konişmentonun yetkisiz bir temsilci tarafından düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı asıl taşıyana karşı ileri sürülemeyeceğinden davacının iddia ettiği zararlardan sorumlu olmadığı, temlik eden davacı ...ile dava dışı... Ltd. arasındaki 21.07.2015 tarihli sözleşmede davacı taşıtanın ve keza 05.08.2015 tarihli konişmentoda ise gönderilen sıfatını haiz dahi olsa, TTK'nın 1237/3 hükmü uyarınca konişmentonun devri esnasında çarter partinin bir nüshasının da yeni hamile (temlik eden davacı gönderilene) devredilmiş olmadıkça navlun sözleşmesi hükümlerinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacı toplamda 612.552,80 USD zarara uğradığını iddia etmiş ise de, davacının yük bedelini tahsil ettiği, yük bedeline ilişkin bir zararının bulunmadığı, yine cezai şarta yönelik sunulan faturada açıklama bulunmadığı ve bu bedelin ödendiğinin belli olmadığı, ...'nın ek liman masraflarına ilişkin düzenlendiği 7.000,00 USD'ye yönelik talebin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gemi donatanı davalı şirket ile dava dışı... International Ltd. arasında 14.07.2015 tarihli zaman çarteri sözleşmesi akdedildiği, mahiyeti itibariyle bu sözleşmenin asıl navlun sözleşmesi niteliği taşıdığı, burada davalının asıl taşıyan, ...nin ise asıl taşıtan olduğu, sözleşmenin 13/M maddesinde, her seferin konişmentosunun gemi kaptanı tarafından imzalandıktan ve mühürlendikten sonra fakslanacağının kabul edildiği, sonrasında dava dışı... Ltd. ile temlik eden davacı şirket arasında 21.07.2015 tarihli, davaya konu yükün Ukrayna'dan Lübnan'a taşınmasını öngören yolculuk çarteri sözleşmesi akdedildiği, bununda mahiyeti itibariyle alt navlun sözleşmesi niteliği taşıdığı burada... Ltd.'nin alt taşıyan, davacının ise alt taşıtan olduğu, sözleşmenin (son sayfasında), ....-Ukrayna'nın... Ltd.'nin yükleme limanı acentesi olduğunun düzenlendiği, 21.07.2015 tarihli yolculuk çarterine istinaden 27.07.2015 tarihinde emre yazılı iki adet konişmento hazırlandığı, 1 no.lu konişmentoda (B/L No.1), yükleten dava dışı .....-Ukrayna yerine (on behalf of) ... Ltd.-İngiltere, ihbar adresi ...-Lübnan olduğu; alıcı kısmında "emrine (to order)", geminin ..., yükleme limanının ... tahliye limanının ... arpası 2015 hasat yılı HS kodu 1003 dökme", ağırlığının 1.376,382 MT olduğu, Kiliya-Ukrayna'da düzenlendiği, M/V ...gemisinin kaptanı ... tarafından imzalandığı, navlunun 21.07.2015 tarihli çarter partiye göre ödeneceğinin düzenlendiği, 2 no.lu konişmentoda (B/L No.2), yükleten dava dışı...Ltd-Ukrayna yerine (on behalf of) ....-İngiltere yerine (on behalf of) ... Ltd.-İngiltere, ihbar adresi ....olduğu; alıcı kısmında "emrine (to order)", geminin ..., yükleme limanının Kiliya-Ukrayna, tahliye limanının ..., yükün "Ukrayna arpası 2015 hasat yılı HS kodu 1003 dökme", ağırlığının 1.376,382 MT olduğu, Kiliya-Ukrayna'da düzenlendiği, M/V ...gemisinin kaptanı ... tarafından imzalandığı, sonrasında 05.08.2015 tarihinde ... 1994'e göre düzenlenen konişmentoda ise, yükleten ... Ltd.-Ukrayna, alıcının ve ihbar adresinin temlik eden davacı ... ..., geminin ..., yükleme limanının Kiliya-Ukrayna, tahliye limanının Mersin, yükün "Ukrayna arpası 2015 hasat yılı HS kodu 1003 dökme", ağırlığı 2.752,764 MT olduğu, Kiliya-Ukrayna'da düzenlendiği, ... II'nin acentesi olarak .... mührüyle ... tarafından imzalandığı, navlunun 21.07.2015 tarihli çarter partiye göre ödeneceğinin düzenlendiği, davanın açılmasından önce temlik eden davacı ve davalı arasında 05.08.2015 tarihli konişmentodan doğan uyuşmazlığın Londra'da görülen tahkim yargılamasında verilen 02.01.2018 tarihli nihai kararda, ''(33.) ...'in ...'un yetkili temsilci sıfatıyla imzasına güvenmiş olsa bile bu güvenin temelsiz olduğu, denizcilik endüstrisinde bir temsilcinin orijinal konişmentoları imha ederek yenisini çıkarmasının söz konusu olmadığı, bu gibi durumlarda gemi malikinin yazılı onayı gerektiğinin ... tarafından ileri sürüldüğü; ...'in bu gerekliliği yerine getirmemesinin uygulamaya aykırı olup geçersiz olduğu ve Temmuz konişmentolarının Kaptan tarafından imzalı ve mühürlü olmasına rağmen Ağustos tarihli konşimentonun böyle olmamasının ... nezdinde, ...'nın onayı olmadığını gösterdiği; (34.) ...'nın ...'a verdiği görünüşte veya gerçek bir yetki olmadığından ... ve ... arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı; (56.) ...'nın yeni konşimentoların ancak menfaati olan veya olabilecek bütün tarafların izniyle ihraç edilebileceğini kabul ettiği, somut olayda bunun gerçekleşmediği, ne ...'nın ne de ...'in Ağustos tarihli konşimentolara taraf olmadığı,(57.) ayrıca, ...'un Ağustos tarihli konşimentoların düzenlenmesi bakımından görünüşte yetkili olmadığı, ..., ... ve ...'in 27/07/2015 tarihli konşimentoların yükleteninin ... olarak düzenlendiğinin bilincinde oldukları, 9 gün sonra ikinci bir set konşimento düzenlenmesinin olağandışı bir olay olduğu, ...'un yüke dair haiz olduğu sıfatının ...'ye geçmiş olduğunu ve ...'un ...'u taşıyıcı ...'i ise alıcı gösteren bir konşimento düzenlenemeyeceğini biliyor olması gerektiği; (59.) ...'nın Ağustos tarihli konişmentoyla bağlı olmadığını savunduğu, Ağustos tarihli konişmento düzenlendiğinde ...'un, .../...'in ve ...'in Temmuz konişmentolarının düzenlenmiş olduğu bilgisine sahip oldukları, bu konişmentoların imhasıyla sonuçlarının ortadan kaldırılamayacağı, bu nedenle ...'in Ağustos tarihli konişmentonun iyiniyetli alıcısı olmadığı, bunun da ... ile ... arasında geçerli bir sözleşme olmadığı "demek olduğu, aralarında bir tahkim anlaşması bulunmadığı ve sonuç olarak tahkim mahkemesinin ...'in talebini inceleme yetkisi bulunmadığı'' gerekçesiyle, tahkim hakeminin talebi inceleme yetkisi olmadığına karar verildiği, bu karara karşı itiraz yoluna gidilmediği, sonrası eldeki bu davanın açıldığı, hem davaya konu yüke ilişkin belgelere, hem de tahkim yargılamasındaki tespitler uyarınca, davalı gemi kaptanı tarafından imzalanan 27.07.2015 tarihli konişmentolara göre davalının yükü teslim aldığı, davacının dayandığı 05.08.2015 tarihli konişmentoda kaptanın imzasının bulunmadığı, söz konusu konişmento, davalının acentesi olduğunu kabul etmediği, davacının da aksini ispatlayamadığı, .... mührüyle ... tarafından imzalandığı, yetkisiz temsilci tarafından imzalanmış konişmentonun da davalıyı bağlamayacağı, 27.07.2015 tarihli usulüne uygun düzenlenmiş konişmentolar, usulünce geçersiz hale getirilmediği, Temmuz tarihli her iki konişmentonun geçerli olduğu, bunun sonucu olarak da, alınan bilirkişi kurulu raporunda tesbit edildiği üzere davalının, davacıya yükü teslim etmemesinin haklı bir gerekçeye dayandığı ve davacının davaya konu ettiği zararlardan dolayı davalının sorumlu olmadığı kabul edileceğinden, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının yerinde bulunduğu, ayrıca her ne kadar mahkemece davacının zararını ispat edemediği hususunda değerlendirme yapılmış ve davacı vekili bu hususta istinaf nedenleri ileri sürmüş ise de, deniz taşıma hukuku kuralları kapsamında varılan davanın reddinin doğru olduğu sonucu itibariyle, işbu davada belirtilen satım sözleşmesine ilişkin olabilecek istinaf sebeplerinin incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, temlik alan davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, denizyoluyla yapılan taşımada eşyanın teslim edilmediğinden bahisle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, temlik alan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.