Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6328 E. 2025/9176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6328
- Karar No
- 2025/9176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1801 E., 2025/1198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/396 E., 2024/590 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.04.2019-24.07.2019 tarihleri arasında ... gemisinde ikinci kaptan olarak, 25.07.2020-17.02.2021 tarihleri arasında ... gemisinde kaptan olarak çalıştığını, müvekkilinin ve diğer gemi personelinin hizmet verdiği bu gemilerde Gine'de balıkçılık faaliyeti gösterdiğini, gemi personeline gemiye katıldıkları tarihten itibaren 28.06.2019 tarihine kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurularak donatanın bir diğer gemisi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini ve Mahkemece bu taleplerinin kabul edildiğini, Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul 20. İcra Müdürlüğü nezdinde uygulandığını ve süresi içerisinde esas takibe geçildiğini, borçlu tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve müvekkili lehine "..." isimli gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesis edilmesine ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin davacının çalıştığını iddia ettiği gemilerin donatanı olmadığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, gemi alacağına dair iddiaların Türk hukuku ile hiçbir bağlantısı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi için uyuşmazlık ile Türkiye arasında bir bağlantı kurulması gerektiği, aksi takdirde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin doğmayacağı ve davanın Türkiye'de görülemeyeceği, işbu davada davacının yabancı uyruklu olup ... Şirketin de yabancı şirket olduğu, davacının Türk karasularında faaliyet gösteren herhangi bir gemide çalışmasının bulunmadığı, taraflarca seçilen hukukun Türk hukuku olmadığı, her ne kadar davacı tarafça İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen ... gemisine ilişkin ihtiyati haciz kararı sunulmuşsa da davacının çalıştığı gemilerin ... ve ... olduğu, bu gemilerin Türk karasularında bulunduğunun da iddia ve ispat edilemediği, tüm bu nedenlerle Türk mahkemelerinin yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-a hükmü gereğince Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı gemilerin işin yapıldığı yerde yurt dışında olduğu, bu gemilerin Türk karasularında işi gereği bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, Türk mahkemelerinin somut olayda ihtilafın çözümünde yetkisinin olmadığı, emsal nitelikteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/20810 Esas, 2024/4659 Karar sayılı kararı da göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davaya konu alacağın deniz alacağı olarak nitelendirilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlığa uygulanan hukuk kuralının hatalı olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili için İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurularak Donatanın bir diğer gemisi üzerinde ihtiyati haciz kararının verilmesinin talep edildiğini ve Mahkemece bu taleplerinin kabul edildiğini, Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının uygulandığını ve süresi içerisinde esas takibe geçildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1359. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının Türk mahkemelerince verildiğini ve ilgili kararla bağlantılı sonraki yargılama süreçlerinde de Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, 2. Davalı Şirketin ... sıfatı ve sorumluluğunun olduğunu, sahtecilik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.