Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6894 E. 2026/4177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6894
- Karar No
- 2026/4177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/618 Esas, 2025/582 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2021/333 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 12.01.2017 tarihli protokolde davalıların ...Tarım Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti.'ndeki hisselerinin ve Antalya İli, ... 21 67... parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin satın alınması, ...Tarım Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti.'nin 10 yıl süre için Gürkavak su kaynağının kiralanmasına ilişkin akdettiği sözleşmedeki hak ve yetkilerinin güncellenerek elde edilmesi, isale hattı ile ilgili izinlerin sağlanması, su ürünleriyle ilgili her türlü ruhsat ve yeterlilik belgelerinin elde edilmesi, özetle protokol konusu amacın gerçekleşmesi için gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkillerinin, protokol uyarınca öncelikle münfesih olan ve hisseleri davalılara ait şirketin ihyası için Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları dava masraflarını üstlendiklerini,... Genel Müdürlüğünden (DSİ) su kaynağının kiralanmasına ilişkin akdin süre uzatımını gerçekleştirdiklerini, ... Müdürlüğünden su ürünleri yetiştiricilik ruhsatını yenileterek balık alımı yaptıkları, taşınmazlar üzerindeki tedbir ve hacizlerin kaldırılması adına işlemlerin yapılmasını sağladıklarını, ...Müdürlüğü tarafından iptal edilen ve... Park sınırları içinden geçen su isale hattı borularının sökülmesini talep eden ...Müdürlüğünden şirket adına gerekli izinlerin idari yoldan alınabilmesi için girişimlerde bulunduklarını, davacıların bahsedilen işlemler için bugüne kadar toplam 100.000,00 TL harcadıklarını, bu hususun davalıların da kabulünde olduğunu, davaya konu protokol metninde açıkça düzenlenerek imza altına alındığını, .... Tar. Ürün. Tic. San. Ltd. Şti.'nin yargılama neticesinde ihyası akabinde şirketin ...nezdinde imzalamış olduğu ancak ihya dolayısıyla güncellenemeyen .....su kaynağının kiralanmasına ilişkin sözleşmenin 10 yıl süre ile uzatılması, su yetiştiricilik ruhsatının yenilenmesi işlemlerinin davacıların takibi ve gerekli masrafları karşılaması neticesinde tamamlandığını, şirket ve taşınmaz hisse devri öncesinde yapılması gerekli olan ...Müdürlüğü tarafından iptal edilen ve....Park sınırları içinden geçen su isale hattı için gerekli izinlerin alınması işlemi için yapılacak başvuru aşamasında davalıların üzerine düşen edimleri herhangi bir gerekçe göstermeksizin yapmaktan imtina ettiklerini ileri sürerek davacı şirket tarafından yapılan 100.000,00 TL masraf ile, 500.000,00 TL olarak kararlaştırılan cezai şartın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 12.01.2017 tarihli protokolün hukuken yok hükmünde olduğunu, protokolde taraflarının açıkça belirtilmediğini, orada bir tarafta davacıların, diğer tarafta ... mirasçıları ve...mirasçılarının taraf olarak gösterildiğini ancak ... mirasçılarının protokole imza atmadıklarını bu nedenle hukuken protokolün geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında düzenlenen ön protokol ve protokol gereği davalıların dava dışı hissedarı oldukları şirketin hisse devirleri ile adlarına kayıtlı taşınmazdaki hisselerinin devrine ilişkin edimleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle protokolde belirtilen 500.000,00 TL cezai şart ile yapıldığı belirtilen masraflara ilişkin 100.000,00 TL'nin iadesi talep edilmiş ise de, cezai şart talebine ilişkin kanunda belirtilen yasal koşulların oluşmadığı, ön protokolde adı geçen ...'nın şirket hissedarları ve taşınmaz hissedarları adına taahhütte bulunduğu ancak bu taahhütlerine ilişkin davalılar tarafından açıkça yetkilendirilmiş olmadığı, yine davalılardan talep edilen 100.000,00 TL'ye ilişkin de davacının, yaptığı harcamayı gösterir belge ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların satımı ve limited şirket hisse devirleri resmi şekilde yapılmadığından davacıların dayandığı protokolün geçerlilik kazanmadığı, geçerli olmayan bu protokol hükümlere istinaden cezai şart hükmünün de geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunulamayacağı, bu gerekçeyle davacı vekilinin cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile cezai şart talebine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı ve ön protokolde adı geçen ...'nın şirket hissedarları ve taşınmaz hissedarları adına taahhütte bulunduğu ancak bu taahhütlerine ilişkin davalılar tarafından açıkça yetkilendirilmiş olmadığı gerekçesiyle cezai şart talebinin reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, öte yandan davacı vekilinin protokolde belirtilen taraflarınca yapıldığı iddia edilen 100.000,00 TL'lik masrafa ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satımına ve limited şirket pay devrine ilişkin protokol nedeniyle temerrüt hükümlerinin işlerlik kazanmayacağı, buna bağlı olarak da menfi zararın giderilmesinin istenemeyeceği, bu durumda tarafların geçersiz sözleşme uyarınca ancak sebepsiz zenginleşmeye dayanarak birbirlerine verdiklerini talep edebilecekleri, davacının dayandığı 12.01.2017 tarihli protokolde 100.000,00 TL masraf yaptığının sabit olduğunu, bu bedelin davalı taraftan tazmini istediği, yapıldığı iddia edilen bu masrafın menfi zarar kapsamında kaldığı, menfi zararın ise sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olduğu, yerel Mahkemece geçersiz sözleşme nedeniyle davacının yaptığını iddia ettiği masrafları (menfi zarar) davalı taraftan talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafın masraf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının harcamaya ilişkin belge sunamadığı gerekçesiyle masraf isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği protokolde belirtilen edimlerin davalılar tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle talep edilen cezai şart ve protokolde belirtilen hususlara ilişkin olarak davacı tarafça yapılan işlemler bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.