Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1306 E. 2024/9204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1306
- Karar No
- 2024/9204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1661 Esas, 2023/1571 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2021/33 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli "... ... su" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların müvekkili tarafından uzun süredir kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalı şirketin ise 2019/09573 sayılı "..." ibareli marka başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) bendi hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafından, halk arasında iyi bir su olduğu yönünde intiba bulunan "..." ibaresi kullanılmak suretiyle başvurunun tescil edilmek istendiği emtia içinde zorunlu olarak bulunan suyun, ...’ndan çıkan su olduğu konusunda haksız bir intiba yaratılmasının amaçlandığını, 32. sınıfta yer alan ve su içermesi zorunlu olan tüm mallar yönünden ürünün kaynağı ... olmadığı halde markada ... ibaresinin kullanılmasının tüketiciyi yanıltıcı kabul edildiğinin emsal olarak çeşitli kararlarla sabit olduğunu, davalı başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bendi hükümleri uyarınca da reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun 6769 sayılı Kanun kapsamında kötü niyetli bir başvuru olduğunu, müvekkili şirket markalarının tanınmış bulunduğunu, dava konusu marka tescil talebinin, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası uyarınca da reddedilmesi gerektiğini, dava konusu başvurunun, müvekkili adına tescilli tanınmış "... ... su" markaları ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğunu, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası (ç) bendi koşullarının da oluştuğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için tescili istenen marka ile müvekkilleri şirkete ait markaların aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kabul edilse dahi bu kez de marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi gerektiğini, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının maddesi koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-1906 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı başvurusunun "..." ibaresinden, davacı markalarının ise "... ... Su" ibaresinden oluştuğunu, zayıf bir ibare ve coğrafi yer adı olan "..." ibaresinin, davacı markalarının esas unsuru olarak nitelendirilemeyeceğini, bu sebeple markalar arasında iltibas doğmayacağını, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğunu, ayrıca bu ibarenin, coğrafi bir yer adı olup bu anlamda herkesin kullanabileceğini, tanımlayıcı, yanıltıcı veya ilgili mallar açısından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu 2019/09573 sayılı "..." ibareli davalı marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının benzer olmadığı, davalının markasının davacının tanınmış markası karşısında haksız yarar sağlayabileceği, tanınmış markanın zarar görebileceği ve ayırt edici karakterinin zedelenebileceği şartlarının gerçekleşmediği, ancak tescili talep edilen 32. sınıfta yer alan “…Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri…” malları açısından coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olduğu, başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi kapsamında sayılması gerektiği, davaya konu YİDK kararının bu yönden yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 06.03.2020 tarih 2020-M-1906 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanacak 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan madde uyarınca başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, ... suyunun, Aydın İli Bozdoğan İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ...'ndan çıkan memba suyunun adı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2019 tarih, 2018/2795 E., 2019/5044 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekler” mallarının da niteliği itibariyle içerisine su katılabilecek emtialardan oldukları, davalının daha önce ... bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, sayılan mallar yönünden dava konusu başvurunun, coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.