Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6114 E. 2024/7494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6114
- Karar No
- 2024/7494
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1344 Esas, 2023/1525 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/344 E., 2023/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1992 yılında kurulduğunu, müvekkili şirket tarafından yürütülen yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda “...” markasının mobilya emtiası pazarında özellikle 2010 yılından itibaren pazarda önemli bir paya sahip olmuş, tanınmış marka haline geldiğini, müvekkili ... Oturma Grupları ilk olarak “...” markasını tescil ettirdiğini, akabinde seri markaları olan "..." ,"..." ve "... MOBİLYA" ibareli markaları tescil ettirdiğini, davalının 2020/83866 tescil nolu “... HOME” markasına müvekkilinin itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, tarafların benzer alıcı kitlesine hitap edip, mağazaların yan yana olduğunu, görsel ve işitsel olarak markaların benzer olması, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali, seri marka olabileciği ihtimali ve markanın sulandırılmaya çalışılması gibi hususlar dikkate alındığında davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek davalıya ait 23.07.2020 başvuru tarihli 2020/83866 tescil nolu 20 ve 35. sınıflarda tescilli “... HOME” markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Markalar Dairesi Başkanlığınca taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verildiğini, davanın süresinde davacı taraf süresinde işbu davayı açmamış olup, davanın süre yönünden zamanaşımı dikkate alınarak reddi gerektiğini, davacı vekilinin müvekkili firmanın tanınır bir firma olduğu yönündeki beyanlarının gerçek dışı olduğunu, tüketicinin her iki marka arasında irtibat kurmasının mümkün olmadığını, görüntü ve sunuluş itibarı ile de iki markanın birbirinden farklı olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre iki firma arasında benzerlik kurulabilmesi için, makul, duyarlı bir tüketiciden iki firma arasındaki farkı ayırt edememesi beklenildiğini, müvekkili mobilya alım satımıyla uğraştığını, taraf adreslerinin yakın olmasının bir önemi olmadığını, aynı yerde bir çok mobilya firmasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı markalarının kapsamındaki mallar ve hizmetlerle, davalı markasının kapsamındaki malların ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu, davalının 2020/83866 sayılı “... HOME” markası ile davacının 2018/89397 sayılı “... MOBİLYA” ve 2011/29869 sayılı “...” markaları arasında bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, davalı markası ile karşılaşan ortalama tüketicilerin bu markayı davacı markaları ile ilişkilendirebileceği veya davacı markalarının yeni bir serisi sanabileceği veya marka sahipleri arasında bağlantı olduğunu düşünebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2020/83866 sayılı "... HOME" markasının kapsamda yer alan tüm mal ve hizmetler açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet marka ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun, karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin sağlandığı, bu gerekçelerle davanın kabulü ile dava konusu tescilli olan markanın hükümsüzlüğüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.