Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6090 E. 2024/7418 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6090
- Karar No
- 2024/7418
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1874 Esas, 2023/1508 Karar DAVA TARİHİ : 29.12.2022 HÜKÜM : Esastan ret, ek karar temyiz talebinin kesinlikten reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2022/903 E., 2023/489 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 10.10.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesinlikten reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve ... Döviz Yetkili Müessese A.Ş yetkilisi ... tarafından, henüz kurulmamış ve fakat kurulması için hazırlıkları yapılan ... Döviz'in hisselerinin müvekkiline devri taahhüdünü içeren 23.01.2019 tarihli bir protokolün imzalandığını, ancak davalının protokol hükümlerini yerine getirmediğini ileri sürerek müvekkil nam ve hesabına ... Döviz'e ilişkin hisselerin tamamının devrinin gerçekleşmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili işlemlerin davalı tarafından başlatılması, tamamlanması ve 23.01.2019 tarihinden itibaren bilirkişi tarafından hesaplanacak şekilde kâr payı ödenmesine, aksi kanaat hasıl olur ise terditen fer'i olarak müvekkilinin 23.01.2019 tarihinden bu yana davalı lehine yaptığı tüm ödemelerin (maaş, kira, tamirat, mobilya, demirbaş ve günlük harcırahlar dahil) tespiti ile ekli banka dekontları, döviz teslim dekontlarının bedellerinin dava tarihi itibariyle uyarlanarak belirleneceği tüm alacaklar ve ödenen harçların ticari faiziyle birlikte iadesine ilişkin şimdilik 100.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.04.01.2023 tarihli tensip tutanağının 10. maddesi ile devri istenen hisse bedelinin 5.000.000,00 TL olduğundan bahisle eksik harç tamamlattırılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak yapılan "... Döviz Yetkili Müessese A.Ş. Hisse Devir İşlemlerine dair Protokol" başlıklı protokolün bir akit/sözleşme değil, ön akit, akit yapma taahhüdü olduğunu, bu ön akdin tarafının ... Döviz isimli tüzel kişi değil, ... Döviz'i kurmayı ve kurulduktan 1 yıl sonra hisselerini devretmeyi taahhüt eden gerçek kişi ... olduğunu, ...'in kişisel taahhüdü nedeniyle ... Döviz A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, ön akit her ne kadar ... Döviz'in hisselerinin devir işlemlerini konu alsa da sonra yaşanan olayların, tarafların bu ön akdi fiilen ve sözlü olarak değiştirdiklerini ve farklı uyguladıklarını gösterdiğini, davacı tarafça ödenmiş bir devir bedeli bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının ...'in protokol hükümlerine uymadığı gerekçesi ile (protokolde taraf sıfatı bulunmadığı gibi protokol tarihinde henüz tüzel kişiliğe de sahip olmayan) davalı ... Döviz Yetkili Müessese A.Ş. aleyhine, davacı nam ve hesabına ... Döviz'e ilişkin hisselerin tamamının devrinin gerçekleşmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili işlemlerin davalı tarafından başlatılması, tamamlanması ve 23.01.2019 tarihinden itibaren bilirkişi tarafından hesaplanacak şekilde kâr payı ödenmesi, aksi kanaat hasıl olur ise terditen fer'i olarak davacının 23.01.2019 tarihinden bu yana davalı lehine yaptığı tüm ödemelerin (maaş, kira, tamirat, mobilya, demirbaş ve günlük harcırahlar dahil) tespiti ile ekli banka dekontları, döviz teslim dekontlarının bedellerinin dava tarihi itibariyle uyarlanarak belirleneceği tüm alacaklar ve ödenen harçların davacıya ticari faiziyle birlikte iadesine ilişkin şimdilik 100.000,00 TL olmak üzere bilirkişi hesaplamasından sonra ıslah edilmek üzere belirsiz alacağın hüküm altına alınmasını talep ettiği, bu hali ile davacının protokol hükümlerine riayet edilmesinin sağlanması/aksi halde protokol hükümlerince yaptığı masraf ve harcamaların tahsili için terditli talep ile açtığı bu davayı, şirkete değil, protokol ile borç ve yükümlülük altına giren akdin tarafı ...'e yöneltmesi gerektiği, davalı şirketin davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilerek, davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin istinaf talebine ilişkin olarak; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Görevsizlik, Yetkisizlik, Dava Ön Şartlarının Yokluğu veya Husumet Nedeniyle Davanın Reddinde, Davanın Nakli ve Açılmamış Sayılmasında Ücret” başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceği" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca davada kendisini vekille temsil ettiren ve hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedilen davalı ... Döviz Yetkili Müessese A.Ş yararına 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.10.2023 tarihli ek karar ile kararın 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olarak verildiğinden bahisle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar asıl kararla birlikte davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse devir protokolü uyarınca talep olunan alacağa ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık hakkındaki dava usulden reddedilen davalı yararına hükmedilen vekâlet ücretinin maktu mu nisbi mi olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 114, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile 100.000,00 TL taleple açılmış olup, 04.01.2023 tarihli tensip tutanağının 10. maddesi ile devri istenen hisse bedelinin 5.000.000,00 TL olduğundan bahisle davacı vekiline eksik harcı yatırması için süre verildiği, eksik harcın tamamlanması üzerine de dava değeri itibarı ile dosyanın heyete tevdi edildiği anlaşıldığından, dava değeri ile ilgili hesaplamaların harcı yatırılan miktara göre yapılması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.10.2023 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu karara gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple; davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.