Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1885 E. 2023/4789 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1885
Karar No
2023/4789
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/8659 D.İş, 2019/357 K. SAYISI : İHK-2021/16858 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının kısmen kabulüne SAYISI : K-2019/75620 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.10.2016 tarihinde müvekkilinin sürücü olarak bulunduğu araç ile 18 AU 690 plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesi müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yaptığı başvuruya olumlu cevap verilmediğini, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince taraflar arasında uzlaşma bulunduğu gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle bu karara karşı İtiraz Hakem Heyetine başvurduklarını İtiraz Hakem Heyetince uzlaşmanın maddi tazminat edimi içermediği ve cezai şikayet hakkına ilişkin olduğu dikkate alınarak geçerli bir uzlaşma olmadığı kanaatine varıldığını, ancak sunulan maluliyet raporunun yanlış yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğundan usulüne uygun başvuru bulunmadığından talebin usulden reddine karar verildiğini, uzlaşmanın geçerli olmadığı bildirildiğinden bu başvurunun yapıldığını, maluliyet nedeniyle oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.000,00 TL kalıcı iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, ceza yargılaması sırasında uzlaşma sağlandığından davacının bu suç nedeniyle tazminat davası açamayacağını, açılmış davadan feragat etmiş sayılacağını, davacının sürücüye karşı bu haklarından vazgeçtiğinden Borçlar kanunu 166/3 uyarınca müvekkili sigorta şirketinden de tazminat talep edilemeyeceğini, kusur durumunun tesbiti gerektiğini, maluliyet raporunun dikkate alınamayacağını, zira raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine uygun düzenlenmesi gerektiğini, hesaplamanın sigorta genel şartlarına göre aktüer bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, TRH-2010 Mortalite Tablosunun esas alınması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; 78.717,95 sürekli iş gücü kaybı, 1.647,00 TL geçici bakıcı gideri, 12.347,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının 13.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut kovuşturmaya yer olmadığı kararında başvuran ile sigortalı araç sürücüsünün ceza yargılaması sırasında uzlaşmış olduklarının belirtildiğini, uzlaşma tutanakları temin edilmeden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, kazanın meydana geliş şekli araştırılmadan yalnızca kaza tespit tutanağı esas alınarak sigortalı sürücüye %100 kusur atfedilmesinin maddi hukuk gerçeklerine aykırı olduğunu, başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyete ilişkin maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle (12.08.2016) geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, başvuran vekili lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin AAÜT”'nin 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini belirlerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzlaşmanın henüz zarar belli olmadan borçlulardan birinin cezai sorumluluğunu sona erdirmek amacıyla yapılan uzlaşmanın cezai sorumlulukları bulunmayan diğer borçluların da hukuki sorumluluğunu sona erdirdiğini söylemek her şeyden önce adaletli bir yaklaşım değildir, neticede somut olayımız bakımından davacının henüz zararının niteliğini ve miktarını öğrenmeden araç sürücüsü ile yaptığı uzlaşmanın diğer müteselsil borçluların bu meyanda davalı ... şirketinin sorumluluğunu sona erdirmediğinin kabulü gerekir gerekçesi ile bu yöndeki itirazların reddine, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, ... kararının 3 üncü bendinin "AAÜT 17 inci maddesi ile aynı tarifenin ikinci kısım ikinci bölümü ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanun' un 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası gereği 2.033,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma evrakları getirtilmeden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, 28.01.2019 tarihinde düzenlenen uzlaştırma tutanağına göre başvuranın sigorta ettirene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkından feragat ettiğini, borçlulardan biri ile yapılan ibra sözleşmesinin diğer borçlulara da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtulacağını, uzlaşma nedeniyle müvekkili sigorta şirketinden bir tazminat talep edilemeyeceğini, sadece kaza tesbit tutanağı ile sürücünün % 100 kusurlu sayılmasının maddi hukuk gerçeklerine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun sadece kaza tesbit tutanağı esas alınarak hazırlanmasının hatalı olduğunu, kendi sundukları uzman görüşünde davacının kusurunun da bulunduğunun tesbit edildiğini, davacının tek taraflı müracaatı ile maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza Çankırı’da olmasına ve davacının da ikametgahı Çankırı’ da bulunmasına rağmen İzmir’ den alınmasının doğru olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” Anılan düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; 08.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5069 soruşturma numaralı dosyasında, davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşıldığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1885, K. 2023/4789, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1885-e-2023-4789-k-2ff1b3b429cb