Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5902 E. 2024/9095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5902
Karar No
2024/9095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2081 Esas, 2023/1076 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2022/562 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ya da iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat Proje ve İşletmecilik A.Ş.'de bulunan hissesi bulunduğunu, şirkete İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/139565 soruşturma kapsamında İstanbul 9 uncu Sulh Ceza Mahkemesinin 2018/4981 değişik iş sayılı kararı ile ''... ve ... ile birtakım şahıslar arasında imzalanan protokol kapsamında şirket adına İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Hoşdere Köyü,, 271 ada-8 parsel 41.699.66 m2 (''taşınmaz'') alındığı, bedelinin ödenmesi amacıyla ... tarafından ... ve ...'dan krediler kullanıldığını, en büyük hissedarın ... olduğunu, söz konusu arsanın şirket adına satın alınması ve projelendirilesi sürecinde tüm mali yükümlülüklerin ... tarafından üstlenildiği, bu şahıs tarafından krediler kullanıldığı ve kefalet verildiği, oysa bu şahsın hisse ve hiçbir sıfatının olmadığı, buna rağmen girişimlerde bulunmasının bir açıklaması olmadığı, protokolde imzası bulunan şirketler tarafından şirket aleyhine icra takiplerine başlanıldığı ve taşınmazın satılmaya çalışıldığı bilgisinin bulunduğu, bu işlemlerin muvazaalı olduğu'' gerekçesi ile kayyım atandığını, kayyım atanma gerekçesinin bizzat kayyım tarafından ifa edilerek iptale konu genel kurul kararının alındığını, müvekkilinin yurt dışında olduğunu, kendisine usulüne uygun davet yapılmadığını, kendisine usulünce davet yapılmadığını, adli makamlarca da öngörülen gerçek dışı, yargılama ve denetim dışı bırakılarak "Arabuluculuk" işlemleri ile müvekkilinin de ortağı olduğu şirketin taşınmaz mal varlığından muvazaalı olarak çıkarılmaya çalışılması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın dayanışmalı ve suniyete dayalı, açık kanuna aykırı kararın öncelikle mutlak butlanla batıl olmasında bu durumun tesbitine, terditli olarak açık suiniyet dayanışmalı zararlandırıcı faaliyet nedeni ile iptaline, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın şirket hisselerinin idaresine mahkeme kararı ile kayyım atandığını, dolayısıyla genel kurul kararının iptalini talep edebilme hakkının davacı tarafa değil kayyıma ait olduğunu, davacının dava takip yetkisine sahip olmaması sebebiyle huzurdaki davanın dava şartlarının gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının şirket hisselerinin idaresine, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2020/2071 d.iş sayı ve 21.05.2020 tarihli kararıyla kayyım atandığı, kayyım görevinin devam ettiği, dolayısıyla genel kurul kararının iptalini talep edebilme hakkının davacıya ait olmadığı, davacının dava takip yetkisine sahip olmaması sebebiyle, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114 üncü maddesinin d-e bendi, 115 inci maddesinin 1 ve 2 inci bentleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı anonim şirketin 15.03.2021 tarihinde yapılan genel kurul kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti, terditli olarak iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5902, K. 2024/9095, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5902-e-2024-9095-k-14c01efa6a45