Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5847 E. 2024/7400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5847
Karar No
2024/7400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1549 Esas, 2023/1082 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/706 E., 2019/372 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Hotel'in hikayesinin Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1880'li yıllardan itibaren başladığını, yapıldığı tarih itibariyle dönemin en önemli ve lüks oteli olduğunu, dünyaca ünlü çok sayıda kişiyi ağırladığını, 2011/08714 başvuru nolu “Otel ... 1892’den beri hizmetinizde” ibareli 43 ve 44. sınıf hizmet sınıflarında tescilli, 2011/08715 başvuru nolu “... hotel 1892” ibareli 43 ve 44. sınıf hizmet sınıflarında tescilli, 2002/35771 başvuru nolu “pera” ibareli 43. sınıf hizmet sınıflarında tescilli markaların müvekkili vakıf adına tescilli olduğunu, davalının ise "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, davalı markası ile müvekkili tescilli markaları arasındaki yazılım ve anlam benzerliğinin birbirlerine çok benzediğini, ayırt edilmesinin imkansız bir hal aldığını, markaların asli unsurun "pera" ibaresi olduğundan ilave edilen başka bir kelimenin bir öneminin olmadığını, davalının tescilli markanın aynısını, ayırt edilemeyecek şekilde benzerini kullanmasının iyi niyetli bir davranış olmadığını, davalının dava konusu markayı kullanmaya devam etmesinin davalı lehine haksız bir yarar sağlayacağı ve müvekkiline ait markaların itibarına zarar vereceğini iddia ederek, müvekkili markalarına olan haksız tecavüzün önlenmesine, davalı adına "..." ibareli markanın 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davacı davalıya ait markanın karıştırılma ihtimali, benzerlik, eskiye dayalı kullanım, kötü niyetli tescil iddialarına dayalı olarak hükümsüzlüğü ve maddi ve manevi tazminat talebiyle iş bu davayı açmış ise de davacıya ait markanın zayıf marka niteliğinde olduğu, marka tescilinde yer alan Pera ibaresinin belli bir bölgeye verilen isim olduğu dikkate alındığında davacının marka tesciline dayalı olarak bu ibarenin başka ayırt edici unsurlar ile birlikte kullanılmasına engel olmayacağı, davalı markasının her ne kadar sınıfsal benzerlik mevcut ise de markaların benzerliği yönünden davacı markalarından ayırt edilmeyi yeterince sağladığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının tescilde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, hükümsüzlük ve markaya tecavüz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının hükümsüzlük, markaya tecavüz ve maddi ve manevi tazminata yönelik açmış olduğu davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarının 43. sınıfta otelcilik ve konaklama hizmetlerinde tescilli olduğu ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan, davalı tarafça butik otel ismi olarak kullanıldığı anlaşıldığı, davacı vekili, davalının müvekkilinin markasının ve otelinin tanınmışlığından yararlandığını ileri sürmüşse de, davalı markasının bütünsel olarak değerlendirilmesinde, "...+şekil" markasında pera ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, "per" ibaresi markanın ilk hecesini oluşturuyorsa da, "alaçatı" ibaresindeki "a" harfi ve devamının büyük yazılarak "alaçatı" ibaresinin baskın olarak kullanılarak ön plana çıkarıldığı, davalının markasal kullanımının da tescil edildiği şekilde olup, davacı markası ile iltibas yaratmayacağı ve davacı otelinin şubesi gibi algılanma ihtimalinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince marka hükümsüzlüğü davası ile markaya tecavüzden kaynaklanan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün tespiti, meni, ref'i ile tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun ’un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5847, K. 2024/7400, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5847-e-2024-7400-k-c493351be7c2