Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5557 E. 2024/7470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5557
Karar No
2024/7470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/646 Esas, 2023/158 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/163 E., 2020/192 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Yapı Taahhüt İnş. A.Ş.- ... Mühendislik Mimarlık İnş. Emlak Nakliyat Maden. San. ve Tic. A.Ş. iş ortaklığı ile davalı arasında Yusufeli İlçesi Yeniden Yerleşim Yeri Altyapı Çalışmaları işine ilişkin alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığını, avans olarak diğer müvekkili ... İnşaat Taah. Petrol Nakliyat Turz. İşl. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne ait dava konusu 400.000,00 TL bedelli 5 adet çekin davalıya verildiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işi tamamlamadan şantiyeyi terk ettiğini, bunun üzerine müvekkili iş ortaklığının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini, çeklerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, çekin, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerektiği, yasal karinenin aksinin yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğinin, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davacının bu kapsamda kesin delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 180 inci maddesi.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5557, K. 2024/7470, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5557-e-2024-7470-k-971752ed88cc