Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5458 E. 2024/8745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5458
- Karar No
- 2024/8745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1014 Esas, 2023/1103 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/515 E., 2018/575 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Uğur Kaplan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya borçlu olan ... Ltd. Şti'nin müdürü olduğunu davalı şirketin alacaklı olduğu takip dosyasında 498.412,00 TL'yi takip dosyasından bizzat çektiği ve bu miktarı şirket alacaklılarından kaçırdığını, davalının kaçırdığı bu alacağın davacı şirketin açtığı tasarrufun iptali davası sonucunda iptal ettirdiği temlik işleminden kaynaklandığını, davalının mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, iptal edilen temlik içeriğinden anlaşıldığını, alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltme suçundan davalı aleyhine ceza hükmü kurulduğunu bu hali ile eyleminin de subut bulduğunu, davalının söz konusu tahsilatı borcu ödemek için kullanmadığı gibi şirket mal varlığını da katmadığını bu nedenle TTK 553 maddesi uyarınca şahsen sorumlu olduğunu, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/803 sayılı dosyasında dava dışı ... Ltd. Şti'nin borca batık olduğunun da tesbit edildiğini, özen ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirket müdürünün TTK 553 maddesi çerçevesinde zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklardan saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava dışı ......Ltd. Şti'nde ortağının ölümü üzerine müdür olduğunu, ölüm sonrası şirket aleyhine pek çok icra takibi yapıldığını öğrendiğini, bir kısım borçlarını şahsi mal varlığından davalının ödediğini, şirketin sigorta ve vergi borçları da bulunduğunu, şirket alacağının davalının şahsen kullanmadığını Söke Belediyesine yapılan iş sebebiyle birden çok haciz ihbarnamesi gönderildiğini bu sayede takiplerden haberdar olduğunu Ankara 8. İcra Müd. 2007/11364 sayılı dosyasındaki alacağın Sultan Sarıgül'e temliki ile belediyeden olan alacak tahsil edildiğinde bu borcun kapanacağını temlik edilen kişinin dava dışı şirketin avukatı olup vekalet ücreti alacağı da bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/3467 sayılı dosyasında ... Ltd.Şti için davacı lehine borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiği, davacının icra takip kapak hesabına göre bu alacağı tahsil edememesi nedeniyle 173.133,17 TL toplam zararı bulunduğu, davalının alacaklıdan mal kaçırması saiki ile hareket ettiği yukarıda açıklanan gerekçe ve ceza mahkemesi kararı ile sübut bulduğundan TTK. 553 maddesi kapsamında davalının zarardan sorumlu olduğu, bu zararın davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak davasının kabulü ile, 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi gereğince kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları, hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacağı; bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 555/(1). maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, şirket yöneticilerinin ortaklığa ait mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarının öncelikle ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açacağı, bir başka deyişle ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesinin, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağı, somut olayda davacı şirketin iddia ettiği eylemlerden ötürü öncelikle dava dışı ... Ltd. Şti.'nin doğrudan zarara uğraması ve bunun sonucu olarak da şirket alacaklısı olan davacı şirketin de dolaylı olarak zarara uğraması anlamına geldiği, alacaklının dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, dava dışı borçlu şirkete verilmesi yönünde talepte bulunabileceği, davacı vekilince gerek dava dilekçesinde gerek yargılama sırasında sunduğu diğer beyanlarında bu yönde bir talepte bulunulmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2017 tarih 2016/2343 Esas 2017/4664 Karar sayılı; 12.03.2018 tarih 2016/8840 Esas 2018/1897 Karar sayılı; 09.07.2018 tarih 2016/13783 Esas 2018/5014 Karar sayılı emsal ilamlarının aynı yönde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin yetkilisi olan davalının, yönetiminde olan şirketi zarara uğratması nedeniyle şirketten alacaklı olan davacının şirketten olan alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.